YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/1930
KARAR NO : 2010/1349
KARAR TARİHİ : 08.03.2010
…’u kasten öldürmekten ve hırsızlıktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BANDIRMA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2008 gün ve 225/267 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, öldürme suçu yönünden cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi, hırsızlık suçu yönünden cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin ağır tahrikin varlığına, hırsızlık suçundan değer azlığı nedeniyle cezadan indirim yapılması gerektiğine, katılan vekilinin suç vasfına, haksız tahrik bulunmadığına, sanık beyanlarının çelişkili olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
a) Sanık müdafiinin yargılama sırasında, ısrarla sanıkla cezaevinde yaptığı görüşmeler sonunda sanığın algılama yeteneği ile ilgili şüpheye düştüğünü, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığını iddia etmesi karşısında, sanığın dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek gözlem ihtisas dairesinde müşahadeye tabi tutularak, akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kurullarından rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki bulunursa Adli Tıp Genel Kurulunda muayenesi yapıldıktan sonra aldırılacak rapora göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
b) Mühürsüz ve imzasız olan ve bu eksiklik nedeniyle resmi belge niteliği kazanmayan sabıka kaydı ile onaysız fotokopi olan nüfus kaydına dayanılarak hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.