YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2041
KARAR NO : 2010/1575
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
…’ı kasten öldürmekten sanık …, işbu kavgada korkutmak maksadıyla silah boşaltmaktan sanık …, ölümle biten kavgaya el uzatmaktan sanık …’nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/07/2008 gün ve 265/187 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, sanıklar … ve …’in oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
1-Sanık … hakkında kavgada silah boşaltma suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2-a)Sanık …’nin kasten insan öldürme suçu yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıkların akrabası olan …’ın birlikte yaşadığı …’in maktulün yengesine yokluğunda küfür etmesi üzerine, maktulün olay günü …’ın evine gidip cama vurarak küfürlü bir şekilde …’i dışarı çağırdığı, bunu duyan sanıkların evlerinden dışarı çıkarak maktul ile tartıştıkları sırada sanık …’nin maktulü bıçaklayarak öldürdüğü olayda, maktulden kaynaklanan tahrik oluşturan haksız söz ve eylemlerin düzeyi dikkate alınarak tahrik nedeniyle yapılan uygulamada alt sınıra yakın oranda indirim yapılması yerine, yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini,
b)Sanık … hakkında ölümle biten kavgaya el uzatmak suçu yönünden;
Sanık …’in ölümle sonuçlanan kavgada öldürme suçuna iştirak etmeksizin kavgaya karıştığı, eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun
86/2 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, bu suçun takibinin şikayete bağlı olması ve şikayet hakkının da şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan bulunması nedeniyle, sanık hakkında usulünce yapılmış şikayet bulunmadığından, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 73 maddesi uyarınca düşürülmesine karar vermek gerektiği halde, yargılamaya devamla 765 sayılı TCK.nun 464 maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 16/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.