YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2127
KARAR NO : 2010/1486
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/ 2009/9515
MAHKEMESİ :Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :17.07.2008 – 166/67
SUÇ :Adam öldürmek, izinsiz silah taşımak
Adam öldürmek, yağma ve izinsiz silah taşımak suçlarından İ.. G.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak, öldürme ve izinsiz silah taşımak suçlarından Uyarlama talebinin reddine, yağmadan TCK.nun 149/1,31/3,62.(iki kez) maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (TARSUS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17/07/2008 gün ve 166/67 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Mağdur Me.U. ve İ.K.’yı yağma, ruhsatsız tabanca taşıma suçlarından 06.03.2007 tarihinde kurulan hükümler temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde bu suçlarla ilgili olarak yeniden kurulan hükümler hukuki değerden yoksun olarak kabul edilmiştir.
2-Hükümlü İ.. G.. hakkında 765 Sayılı TCK.nun 450/7, 55/1, 59, 497/2, 59. maddeleri uyarınca kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan hükümlü müdafiinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A-Sanığın maktül Saim Çıplak’ı öldürme suçu yönünden;
Lehe yasa karşılaştırmasında; Sanık hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 31/3.maddesinde 5377 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki düzenleme uyarınca 14 ila 20 yıl arasında bir ceza belirlenmesi, tespit edilen bu ceza esas alınarak karşılaştırma yapılması ve lehe yasanın tespiti ile ona göre uygulama yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesinde 5377 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki düzenleme esas alınarak 5237 sayılı TCK.nu uygulandığı takdirde yaş küçüklüğü nedeniyle sanığa 21 yıl hapis cezası verileceği belirtilerek lehe yasa karşılaştırmasında hata yapılması,
B-Sanığın 25.07.1994 tarihindeki yağma suçu yönünden;
Sanığın, yanında Akın Gezici’de olduğu halde Mehmet Taştan’ın sevk ve idaresindeki otomobili durdurup, ellerinde bulunan silahları Mehmet’in kafasına dayadıkları, otomobil içinde bulunan mağdure Mezkure Taştan ile ablası Hediye Gengeç’in üzerinde bulunan para ve ziynet eşyalarını aldıkları olayla ilgili olarak, yağma suçunun iki mağduru bulunduğu halde herbir mağdura karşı işlenen yağma suçundandolayı ayrı ayrı dava açılmadığı sadece mağdure Mezkure’nin yağma edilmesi suçundan dava açılıp, hüküm kurulduğu ve bu hükmün kesinleştiği, kesinleşen hükmün sanık aleyhine olacak şekilde uyarlama yargılamasında değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı, lehe yasa tespiti sırasında kesinleşen hüküm esas alınarak uyarlama yapılması gerektiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK nun 149/1-a,c,d, 62. maddeleri en aleyhe uygulandığında dahi verilebilecek ceza miktarı, 765 sayılı TCK nun 497/2, 59. maddeleri uyarınca verilen ceza miktarına göre sanık lehine olduğundan, 5237 sayılı TCK nun 149/1-a,c,h, 62, 53. maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden uyarlama isteminin reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, 15/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.