Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/2280 E. 2010/312 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2280
KARAR NO : 2010/312
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

… ile …’ı ayrı ayrı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÜNYE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22/11/2007 gün ve 57/256 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanığın iki kişiyi öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede meşru müdafaaya, tahrikte indirim oranına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tabi olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2-Sanığın yasak tabanca taşımak suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığın aldığı ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süreye göre sanık ve müdafiinin tahliye talebinin reddine, 26.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

26/01/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ….’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat Hikmet Sennaroğlu’nun yokluğunda 28/01/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.