YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2670
KARAR NO : 2010/781
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
… …’nu kasten öldürmekten, …’nu da öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’nu yaralamaktan sanık …’nun yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.04.2008 gün ve 31/47 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, sanık …’nın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Kendisini vekille temsil ettiren katılan … lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş ise de, kişisel hak niteliğindeki bu husus ayrıca temyiz konusu yapılmadığından;
b) Sanık … hakkında mağdur …’yı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde; sanığın tabanca ile ateş etmesi sonucu sağ glutea ve sol omuz arkasından iki isabet alan mağdurun sol omuz arkasından giren mermi çekirdeğinin göğüs boşluğuna girerek akciğerlerde lezyon ve pnömotoraks oluşturarak mağdurun hayatını tehlikeye soktuğu, sol 4. ve 5. kostalardaki kırıkların ise hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği olayda; teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak üst sınıra yakın bir ceza yerine 10 yıl hapis cezasına hükmedilerek yazılı şekilde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
c) Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdur …’yı 09.06.2007 günü saat 21.15 sıralarında yanındaki kişilerle birlikte sopalarla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı iddiasıyla hakkında kamu davası açılan ve 12.08.2007 günü saat 02.30 sıralarında evine giderken mağdur … ile yeğeni maktul … ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kişinin toplu ve sopalı saldırısına uğrayarak basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte
yaralanan sanık …’nin, tabanca ile ateş ederek … …’yi öldürdüğü, mağdur …’yı ise öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, dosya içeriğiyle uyumlu olacak şekilde kasten öldürme suçu yönünden 12-18 yıl arasında makul bir ceza yerine 12 yıl hapis cezasına hükmedilerek, kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden ise cezadan makul oranda indirim yapılması yerine 3/4 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, sanık … yönünden takdire ve eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla tahrike, sanık … yönünden takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan-sanık … müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede gerekçede çelişki bulunduğuna, eksik incelemeye, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına dair hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafiinin sübuta, cezayı azaltıcı hükümlerin uygulanmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık … hakkında kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın adli sicil bülteninde yer alan … Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2004 tarih ve 103/146 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 403/5, 81/2-3. maddeleri uyarınca verilen ve 31.05.2004 tarihinde kesinleşip bihakkın tahliye tarihi 22.03.2008 olan hükümlülüğü nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığı halde, bu hükmün uyarlamaya konu edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA),
sanık … hakkında hükmolunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçirdiği süreye göre müdafiinin tahliye isteminin reddine, 11.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
11.02.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ‘ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’un yokluğunda 11.02.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.