Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/2842 E. 2010/5638 K. 20.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2842
KARAR NO : 2010/5638
KARAR TARİHİ : 20.07.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/18076
MAHKEMESİ :(BEYOĞLU) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesİ
TARİHİ VE NO :29/02/2008 -34/49
SUÇ :Kasıt altında öldürmek,izinsiz silah taşımak

U.. Ö..,N.. Ö..,P.. Ö.. ile B.. Ö..’ı aynı sebep ve kasıt altında öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar V.. T.., S.. T.. ile A.. T..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, diğer sanıklar G.. T.., E.. G.., H.. K.., S.. G.. ve A.. M..’ın beraatlerine ilişkin (BEYOĞLU) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/02/2008 gün ve 34/49 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar Veysel, Saadettin ve Ali müdafileri ile müdahiller vekilleri taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1.Katılanların, sanıklar Ali, Yaşar, Saadettin ve Veysel hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar Gülistan, A.. M.., Ertuğrul, Hakan ve Sercan hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan beraat hükmünü temyize yetkileri bulunmadığından, vekillerinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.A)Maktuller Uğur, Nazmi, Perihan ve Barış’ın öldürülmesi, mağdur Perihan’ın yaralanması nedeniyle sanıklar Ali, Yaşar, Saadettin ve Veysel hakkında kurulan mahkumiyet ile sanıklar Gülistan, A.. M.., Ertuğrul, Hakan ve Sercan hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden;
a)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, aynı öldürme ve yaralama olayının failleri olarak yargılanan ve aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklar Ali ve Gülistan’ın, A.. M.. ve Yaşar’ın, Hakan ve Saadettin’in ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken aynı müdafi tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
b)Maktüller Nazmi ile Uğur’un kardeşi ve maktül Perihan’ın kızı müşteki İpek, maktül Nazmi’nin eşi ve yaşı küçük mağdur Perihan’ın annesi müşteki Mehtap ve maktül Barış’ın annesi müşteki Hülya’nın ortak vekillerinin,
Sanık Veysel hakkında açılan ve birleştirilen 2005/90 Esas sayılı dosyanın 28.02.2005 tarihli oturumunda yazılı olarak katılma talebinde bulunduğu, sanık Sercan hakkında açılan kamu davasının 23.05.2005 tarihinde birleştirilmesinden sonra 22.11.2007 tarihli oturumda tüm sanıkların cezalandırılmasını istediği anlaşılmakla, katılma talepleri konusunda bir karar verilmeyerek CMK.nun 238. maddesine aykırı davranılması,
c)Sanık A.. T..’ın 03.11.2006 tarihli oturumda mahallinde keşif talep etmesine ve talebin sanık Veysel’in yaş durumunun belirlenmesinden sonra değerlendirilmesine karar verilmesine rağmen, keşif talebi konusunda daha sonra olumlu veya olumsuz bir karar vermeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
d)Savunmalar da dikkate alınarak, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen ve edilmesi ihtimali bulunan söz ve hareketlerin ne olduğunun karar yerinde açıkça gösterilmesi ve tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
B)Sanıklar Yaşar, Saadettin ve Veysel hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumlarının hüküm fıkrasında değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Usule aykırı olup, sanıklar A.. T.., Yaşar, Saadettin ve Veysel müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, hükümlerin öncelikle bu nedenlerle, sanık A.. T.. hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün ise bağlantı nedeniyle, tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA),20/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.