YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3087
KARAR NO : 2010/871
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
…’ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, tehditten sanık …’nin yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22/10/2008 gün ve 73/271 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Katılan … vekilinin, sanık …’in 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçuna ilişkin davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisi olmadığından, katılan vekilinin bu suça yönelen temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2-)Sanık … hakkında kasten insan öldürmek suçundan 5237 sayılı TCK.nun 81. Maddesinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı, Cumhuriyet Savcısının 22.10.2008 tarihli celsede sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verdiği esas hakkındaki mütalaasında, sanık hakkında TCK.nun 82/1-c maddesinin uygulanmasını talep ettiği, sanık ve müdafiinin de esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını yaptıkları anlaşılmakla, tebliğnamedeki ek savunma hakkı tanınmadığına ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3-)Sanık …’ın tehdit suçunun mağduru olduğu anlaşılan Mehmet’e şikayetçi olup olmadığının sorulmaması ve 5271 sayılı CMK.nun 234 maddesindeki yasal haklarının hatırlatılmaması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmadığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
4-)Sanık … hakkında kasten insan öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından, sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık …’in, maktulün sanık … tarafından vurulduğunu savunması, maktulün annesi olan katılan …’nin 11.06.2008 tarihli celsede
iki sanıktan da şikayetçi olduğunu söylemesi karşısında, sanık … ile katılan … arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşıldığı halde, katılan … ile sanık …’ın ayrı ayrı avukatlar yerine aynı vekille temsilleri sağlanarak, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/b maddesine aykırı davranılması,
Usule aykırı, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenlerle,kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak CMUK.nun 321 maddesi uyarınca (BOZULMASINA), sanık …’e verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, 16.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.