YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3374
KARAR NO : 2010/832
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
…’yi taammüden öldürmekten sanık … Dinçel, işbu suça yardımdan sanık …, izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıkların yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, izinsiz silah taşımaktan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/07/200 gün ve 411/238 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1a-Müdahillerin, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükümleri temyize yetkileri bulunmadığından, vekillerinin sanıklar … hakkında bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
b-Sanık … hakkında 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişin hüküm, CMK nun 231/12. maddesi uyarıca itiraza tabi olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, itiraz merciince gereği yapılmak üzere dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına Tevdiine karar verilmiştir.
c-Sanık … hakkında tasarlayarak insan öldürme suçundan takdiri indirim hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçe ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan CMK nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği sırada gösterilen gerekçeler farklı ve yeterli görüldüğünden, bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … ’in tasarlayarak öldürme, sanık …’ın tasarlayarak öldürmeye yardım suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, sanık …’in suçu yönünden cezayı azaltıcı tahrik sebebinin nitelik ve derecesi, sanık …’in suçu yönünden cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin suç vasfına, tahrik nedeni ile yapılan indirimin az olduğuna, sanık … müdafiinin sübuta, tahrik nedeniyle yapılan indirimin az olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, müdahiller vekilinin sanık …’in azmettiren olarak cezalandırılması gerektiğine, sanık …’in suçu yönünden tahrik bulunmadığına, Cumhuriyet Savcısının sanık …’in öldürmeye azmettiren olarak cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-Sanık … hakkında tasarlayarak insan öldürmeye yardım suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
B-Sanık …’in tasarlayarak insan öldürme suçu yönünden;
Dosya içeriğine ve mevcut delillere göre; Adem ile 16 yıldır resmi nikah olmaksızın birlikte yaşayan ve bu birliktelikten 13 yaşında bir kızı olan sanık …’in, 2006 yılı içinde tanıştığı 18 yaşından küçük maktüllede 2006 yılı Ekim ayından itibaren kendi iradesiyle, maktül yada üçüncü bir kişinin baskı yada zorlaması olmaksızın ilişkiye girmeye başladığı, 2007 yılı Nisan ayı içinde de maktülle evlenme düşüncesiyle Adem’i ve kızını terk ederek kendi ailesinin yanına Konya Karapınar ilçesine gittiği, maktülle telefonla görüşmeye ve mesajlaşmaya devam ettiği, aralarındaki ilişkinin öğrenilmesi üzerine, maktülün ailesinin, ilişkiye son vermesi amacıyla maktüle baskı yaptıkları ve sanık … ile görüşmesine izin vermedikleri, bu duruma kızan sanığın, maktülü öldürmeye karar verdiği, kendisinin intihar ettiği yönünde bir dedikodu çıkarttıktan sonra 2007 yılı Temmuz ayı içinde Karapınar’dan daha önce Adem ile birlikte yaşadıkları Bigadiç ilçesindeki eve döndüğü, maktülü öldürme amacıyla uygun zaman ve fırsatı kolladığı, olay günüde maktülü hükümet konağı önünde görünce yanına yaklaşarak, aralarında herhangi bir konuşma, tartışma olmaksızın ateş ederek vurup öldürdüğü olayda; yaşı küçük olan maktülün ailesinin rızası olmaksızın sanıkla resmi olarak evlenmesinin mümkün olmadığı, bu durumun sanık tarafından da bilindiği, maktülün sanığın evini terk
etmesi, … ile olan ilişkisini bitirmesi konusunda sanığa baskı yaptığına, hileli eylemler ile sanığı aldattığına dair herhangi bir delil de bulunmadığı, sanığın müdafii huzurunda alınan ilk savunmalarında ileri sürmediği daha sonra az ceza alma düşüncesiyle geliştirdiği, olaydan hemen önce maktülün kendisine hakaret ettiği şeklindeki savunmasına da itibar edilmesi mümkün olmadığı, maktülden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz ve hareketler bulunmadığı gözetilmeksizin, sanık lehine haksız tahrik hükmü uygulanarak eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 15/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.