Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/343 E. 2010/1348 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/343
KARAR NO : 2010/1348
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

…’i öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’nu bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.07.2008 gün ve 82/168 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç niteliğine yönelen, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, olay tarihinde tabancayla, katılanı sağ el dorsalinde kurşun giriş deliği, sol kol 1/3 proksimal antero-lateralde ve medialde kurşun giriş-çıkış deliği, sağ radius 1/3 diafizer parçalı kırığı oluşturacak, 25 gün mutad iştigale engel teşkil edecek şekilde yaraladığı olayda, zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Yasanın 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. Maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine cezanın 15 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden;
Sanığın geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimi dikkate alınarak 647 sayılı Yasanın 6 maddesi ile ilgili uygulama yapılması gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle verilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülerek, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.