Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/3534 E. 2010/618 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3534
KARAR NO : 2010/618
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

…’u kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …, işbu suça iştirakten sanıklar … ile …’nin yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.10.2006 gün ve 166/471 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C. Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

A)Sanıklar hakkında verilen 26.05.2005 tarihli karardan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.03.2006 tarihli yazısı ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK kapsamında yeni bir değerlendirme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iade edilmesiyle yürütülen yargılama aşamasında, sanıklar Murat ve Resul’e duruşma gününü bildirir davetiyelerin tebliğ edildiği halde sanıkların duruşmaya gelmediği, duruşmada müdafiilerinin hazır olduğu, Yargıtay Savcılığı’nın iadesinin lehe bozma etkisi doğurur mahiyette olup, verilen hükmün de önceki hükme göre lehe olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki sanıkların savunmalarının alınması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
B)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Murat ve Resul’ün kasten insan öldürme suçlarının sübutu kabul, sanık … yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık … müdafiinin delillerin değerlendirilmesinde hata yapıldığına vesaireye, sanık … müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1)Sanık … hakkında kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde; sanığın suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca hakkında güvenlik
tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilemeyeceğinden, 53. Maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle CMUK.nun 322. maddesiyle tanınan yetkiye istinaden DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA),
2-a)Sanık … yönünden;
Sanıklar …. ile mağdur … ve arkadaşları arasında önce sözlü sataşma, ardından çıkan kavga ile ilgili olarak, sanık …’ın sulh ceza hakimi önündeki beyanında, mağduru Resul’ün yakaladığını, kendisinin de arkası dönük mağduru sırtından bıçakla yaraladığını, sanık …’un ağır ceza mahkemesindeki beyanında, kendisi mağdur ile kavga ederken Murat’ın mağduru bıçakladığını, mağdur … ise, aşamalarda değişmeyen beyanlarında, sanık … kendisini bıçaklarken diğer sanıkların kendisini tuttuğunu söylemesi karşısında, sanık …’ün, 765 sayılı TCK.nun 65/son ve 5237sayılı TCK.nun 37. maddesi kapsamında kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunun faili olduğu düşünülmeksizin, TCK.nun 39. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini,
b)Sanık … yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmekle, sanıklar Resul ve Fatih müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi farklı gerekçeyle (BOZULMASINA),03.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.