Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/3688 E. 2010/1625 K. 17.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3688
KARAR NO : 2010/1625
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

…’ı kasten öldürmekten, …’nu öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık … …, …’nu yaralamaktan sanık …, cürüm işleyenleri gizlemekten adıgeçen sanık … ile …’nın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, …’in izinsiz silah taşımaktan beraatine ilişkin (SİNCAN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/06/2008 gün ve 152/108 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ile C.Savcsıının temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Yasal yetkisi bulunmadığından katılanlar vekilinin duruşmaya katılma talebinin CMUK.nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Sanıklar … ve … haklarında cürüm işleyenleri saklama suçları yönünden;
765 sayılı TCK.nun 296 maddesine göre verilen ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” na dair karar, 5271 sayılı CMK.nun 231/12 maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyiz tabiliyeti bulunmadığından, itiraz merciince incelenmek üzere bu sanıklar yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir.
3-Öldürme olayından önce, sanık …’nin maktulü kasten yaralama, sanık …’ın mağdur …’i kasten yaralama suçlarından doğrudan hükmolunan para cezasının miktarı bakımından hüküm tarihi itirbariyle CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin olduğundan, sanıklar müdafiinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ve sanık … için şikayet yokluğu sebebi ile düşme kararı verilmesi gerektiğine yönelik bozma isteyen tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir.
4-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nin kasten insan öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarına iştirak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı
takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine yetecek kesin delil elde edilemediğinden beraatine dair verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan,sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı beyanında sübuta, olay sırasında sanığın karakolda olduğuna, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine vesaireye yönelen, Cumhuriyet Savcısının sanık …’nin olayın asli faili olduğuna, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık hakkında verilen beraat kararının yersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-Sanık …’nin öldürmeye teşebbüs suçlarına iştirak etmekten kurulan mahkumiyet hükmü ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-Sanık … hakkında kasten insan öldürmeye yardım etmek suçu yönünden;
5237 sayılı TCK.nun 81 ve 39 maddeleri ile 765 sayılı TCK.nun 448 ve 65/3 maddelerinin olayla ilgili tüm hükümlerinin Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanması, sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulmanın ona göre yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 17/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
17/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ‘in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … … müdafii avukat …’un yokluğunda 25/03/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.