Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/4075 E. 2010/1179 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4075
KARAR NO : 2010/1179
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

Kastın aşılması suretiyle …’ın ölümüne sebebiyet vermekten sanık …, işbu suça yardımdan sanıklar … ile …, …’ı yaralamaktan ve hakaretten adı geçen sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: … ile …’in hükümlülüklerine, … ile …’in öldürmeye yardımdan beraatlerine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2/02/2008 gün ve 37/36 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar …, … müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık … hakkında duruşmalı, sanık … ile müdahillerin temyizleri hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a)Sanık … hakkında hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiinin, yetkisi bulunmaması nedeniyle de katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteklerinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
B)Sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu bildirerek katılma talebinde bulunan mağdur …’ın katılma talebi hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
c)Soruşturma aşamasında sanıklar müdafii olarak görev yapan Avukat … ’ın tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenilmesi sonuca etkili görülmediğinden,
d)Kasten öldürme suçundan tutuklanıp haklarında beraat kararı verilen sanıklar … ve …’e, tazminat isteme olanaklarının bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemiş ise de gerekçeli kararın beraat eden sanıklara tebliği sırasında bu hususta gerekli açıklamanın yapılması mümkün görüldüğünden,
e)Dosya içersinde mevcut Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 18.01.2007 tarihli raporu ile; Maktulün alnından otopsi sırasında çıkartılan mermer parçasının çatlak ve kırığa sebebiyet vermediği, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesilmesinden gelişen kanamadan ileri geldiği bildirildiğinden,
f)Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık …’nın yanında yeğeni … ve … ile otomobil ile seyir halindeyken kendileri ile aynı istikamette seyretmekte olan maktulün kullandığı içerisinde … Murat ve Volkan’ın bulunduğu araçla karşılaştıklarında, yol verme meselesinden dolayı aralarında çıkan tartışmada sanık …’nın olay yerinde eline geçirdiği mermerle maktulün alın bölgesine vurduğu, daha sonra sağ uyluk bölgesinden iki bıçak darbesiyle yaraladığı, bıçak darbelerinin büyük damar kesilmesine neden olup maktulün öldüğü, sanık …’in olay sırasında olay yerinde bulunmasına rağmen ani olarak gelişen olayda sanık …’nın eylemini kolaylaştırıcı nitelikte herhangi bir eylemi de bulunmadığı, sırf yanında bulunmasının da yardım olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla; sanık …’nın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek olarak nitelendirilmesinde ve sanık …’in beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden,
Tebliğnamedeki bu hususlara ilişen bozma düşünceleri benimsenmemiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklardan …’nın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek, …’in kasten yaralama ve hakaret suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliklerini tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi ile takdiri indirim sebebinin bulunmadığı takdir kılınmış, sanıklar … ve …’in kasten öldürme suçları yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiilerinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde meşru savunmaya, teşdiden ceza tayin edilmemesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikte indirim oranına, suç vasfına, vesaireye, sanık … müdafilerinin takdiri indirim hükümleri ile TCK.nun 50, 51 ve CMK.nun 231. maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye, katılanlar vekilinin suç vasfına, … ve … hakkında sübuta,
haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat ve mahkumiyet hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA), 01.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
01/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukatlar … ile … … ‘in yokluklarında 04/03/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.