Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/4167 E. 2011/7234 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4167
KARAR NO : 2011/7234
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

TEBLİĞNAME : 3-B/2007/239327
MAHKEMESİ :(SİVAS) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :14/03/2007-245/55
SUÇ:Kasten yaralamak

Y.. A..’ı kasten yaralamaktan sanık H.. K.., H.. K..’ü kasten yaralamaktan sanık Y.. A..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, sanık Hasan’ın Murat’ı yaralamaktan, sanık Yavuz’un hakaretten, diğer sanık M.. A..’ın atılı suçtan beraatlerine ilişkin (SİVAS) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/03/2007 gün ve 245/55 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık Yavuz müdafii ve müdahil-sanık Hasan vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1.a) Sanık Yavuz hakkında hakaret, sanık Hasan hakkında mağdur Murat’ı yaralama suçlarından kurulan beraat kararlarına ilişkin olarak sanık müdafiilerinin gerekçeye yönelik olmayan temyizlerinde hukuki yararları bulunmadığından bu suçlardan kurulan beraat kararlarına yönelik temyiz istemlerinin, CMUK.nun 317. maddesi gereğince,
b) Sanık Yavuz müdafiinin, süresindeki temyiz dilekçesini sanık müdafii sıfatıyla 14.03.2007 tarihinde verdikten sonra 16/04/2007 tarihindeki gerekçeli temyiz dilekçesini ise müşteki sanık sıfatıyla verdiği anlaşılmakla, süresinden sonra müşteki sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin CMUK.nun 310-317. maddeleri gereğince,
Reddine karar verilmiştir.
2. Temyiz kapsamına göre sanık Hasan hakkında mağdur Yavuz’u yaralama, sanık Yavuz hakkında mağdur Hasan’ı yaralama ve mağdur Hasan’a hakaret, sanık Murat hakkında mağdur Hasan’ı yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
A) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, mağdur Hasan’a yönelik aynı olayın failleri olarak yargılanan ve kardeş olan sanıklardan Yavuz’un aşamalarda suçu kendisinin tek başına işlediğine yönelik beyanları, sanık Murat’ın aşamalarda inkara yönelik beyanları ile sanıklar müdafiinin sanıkların beyanları doğrultusundaki savunmaları karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
B ) Uygulamaya göre de;
Sanıklar Hasan ve Yavuz hakkında yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerin de; 5237 Sayılı TCK. ile 765 Sayılı TCK.nun olayla ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiği düşünülmeksizin, somut karşılaştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Usule aykırı olup sanık Yavuz ve katılan-sanık Hasan müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlerin bu nedenlerle, hakaret suçundan kurulan hükmün ise bağlantı nedeniyle sair cihetleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 28/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.