YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4320
KARAR NO : 2010/6623
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
… ile …’ı kasten öldürmekten, …’i kasten öldürmeye teşebbüsten, …’i yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, işbu öldürme suçuna yardımdan, … ve …’i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …, …’i yaralamaktan, hakaretten ve tehditten sanık …, başkalarının huzur ve sükununu bozmaktan sanık …’un yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, …’a 5326 sayılı Kanunun 36/1 ve 20/2-c maddeleri gereğince idari para cezası verilmesine yer olmadığına ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/09/2008 gün ve 252/221 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahillerin, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu ile ilgili açılan kamu davasıyla; müdahiller …, …, …, … ve …’ın, sanık …’un maktul …’e karşı hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçları ile ilgili açılan kamu davalarına müdahale etme hakları bulunmadığından, vekillerinin bu suçlara yönelen temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2- Sanık …’in mağdur …’yi kasten yaralama suçu yönünden,
07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nun 2789 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilen 305. maddesinin 2. fıkrasının, 3842 sayılı Yasanın 28. maddesi ile değiştirilen (1) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi ve iptal hükmünün inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunması karşısında, belirtilen hükme yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön mesele olarak görüşülmüş, yapılan değerlendirme sonucunda; adıgeçen sanık hakkında hükmolunan para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik
CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz temyiz itirazının, CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine, üyeler … ve …’in karşı görüşleri ve oyçokluğu ile karar verilmiş ve belirtilen hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
2-Sanık …’un maktul …’e karşı hakaret suçu yönünden, TCK.nun 131/2. maddesinin, “mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir” hükmü uyarınca, müdahiller … ve …’in sanıktan şikayetçi oldukları da dikkate alınarak, şikayet bakımından soruşturma ve kovuşturma koşulunun bulunduğu kabul edilmiş, tebliğnamenin, maktulün şikayetçi olmadan ölmesi, şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olup bu hakkın başkaları tarafından kullanılmasının mümkün olmaması gerekçesiyle TCK.nun 73. maddesine göre kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma öneren düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3-a)Sanık …’in, maktuller … ve …’ı kasten öldürme, mağdur …’i öldürmeye teşebbüs, mağdur …’ı kasten yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet; sanık …’un, maktuller … ve …’ı kasten öldürme, mağdurlar … ve …’ı öldürmeye teşebbüs; sanık …’un, maktul …’e karşı hakaret suçları yönünden,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar … ve … müdafiilerinin eksik soruşturmaya, meşru savunmaya, suçların niteliğine, haksız tahrikin varlığına; sanık … müdafiinin hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, erteleme, adli para cezasına çevirme ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine;müdahiller vekillerinin suçların niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b)Sanık …’un, maktul …’i kasten yaralama ve basit tehdit suçları yönünden,
TCK.nun 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçu ile aynı Kanunun 106/1-2.cümlesinde düzenlenen “basit tehdit” suçunun takibinin şikayete bağlı bulunduğu, şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu, maktulün şikayet hakkını kullanmadan öldüğü ve soruşturma koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında bu suçlardan açılan kamu davalarının, TCK.nun 73/1 ve CMK.nun
223/8 uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde mahkumiyet hükümlerinin kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 13/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.