YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4455
KARAR NO : 2010/1438
KARAR TARİHİ : 10.03.2010
…’i kasten öldürmekten, yangın çıkararak genel güvenliği kasten tehlikeye sokmaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (RİZE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/09/2008 gün ve 168/181 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Tayin edilen ceza miktarına göre yasal koşullar oluşmadığından, sanık müdafiinin, mala zarar verme suçundan duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318. madde gereğince reddine karar verilmiştir.
2- Sanığın, adli sicil kaydı getirtilmeden hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanığa; 04.04.2007 tarihinde Rize 82. Yıl Devlet Hastanesi’nde, ani anksiyet atağı mevcut olduğundan Diazem 1 amp., Largactil ½ amp. ım yapıldığı, 05.04.2007 tarihinde Araklı Devlet Hastanesi’nde, anksiyete reaksiyon olarak Diazem amp.ım uygulandığı, cezaevinde iken 13.04.2007 tarihinde anksiyet bozukluğu, 14.05.2007 tarihinde depresyon, 03.08.2007 tarihinde depresif uyum bozukluğu tanısıyla uzman hekimler tarafından muayene edilerek tedavi uygulandığının anlaşılması karşısında, sanığın suçtan sonraki davranışları, aşamalardaki çelişkili beyanları ve suçun işlenmesindeki
özellikler de dikkate alınarak, tüm tedavi evrakı ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, Gözlem İhtisas Dairesinde müşahade altına aldırıldıktan sonra düzenlenecek raporla birlikte Adli Tıp 4. İhtisas Kuruluna gönderilmesi, “cezai ehliyetini azaltacak veya ortadan kaldıracak şekilde akıl hastalığının bulunup bulunmadığı” ile ilgili rapor alınması, düzenlenen raporlar arasında çelişki çıkması halinde, Adli Tıp Genel Kurulundan, sanığın muayenesi de yapılmak suretiyle akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, suçun yakarak işlenmesi nedeniyle artırım yapılırken, uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülerek, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 10/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
10/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukatlar … ile … ‘in yokluklarında 11/03/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.