Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/4506 E. 2010/7629 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4506
KARAR NO : 2010/7629
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/89255

…, ve …’i kangütme saikiyle tasarlayarak, …’ı da kasten öldürmekten, …’i kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar …, … ile …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.10.2008 gün ve 220/187 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sübuta, eksik incelemeye, suçların niteliğine, 765 sayılı TCK.nun 463 maddesinin uygulanması gerektiğine, teşdiden ceza tayininin yersizliğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sübuta, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, kabule göre de 765 sayılı TCK.nun 65/3 maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) 14.04.1991 tarihinde maktul …’ı tasarlayarak ve kangütme saikiyle öldürme, mağdur …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından sanıklar … ve …’in; 30.08.1995 tarihinde maktul …’i tasarlayarak ve kangütme saikiyle öldürme suçundan sanıklar …, … ve …’in cezalandırılmalarına ilişkin hükümler yönünden; 5237 sayılı TCK.nun 53 maddesinin uygulandığı bendlerin, “sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53 maddesinin 1 fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK 322 maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan ve resen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
TEBLİĞNAME : 1-B/09/89255
B) Sanıklar … ve … haklarında maktuller … ve …’ı öldürme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıkların, 25.07.1993 tarihinde cadde üzerindeki maktul …’i tasarlayarak ve kangütme saikiyle öldürmek için … namlulu tüfeklerle ateş etmeleri sonucu, olay yeri yakınından aracıyla geçmekte olan maktul …’ın da sol lomber bölgesinden isabet alarak hayatını kaybettiği olayda; sanıkların öldürmek istedikleri kişiye ateş ettiklerinde, onların yakınında bulunan kişi ve kişilerin de isabet alarak ölebileceklerini öngörmelerine rağmen atışlarına devam ettikleri anlaşılmakla, maktul …’e yönelik eylemlerin 5237 sayılı TCK.nun 81, 21/2. Maddeleri kapsamında olası kasıtla öldürme suçunu oluşturacağı ve bozma öncesi kurulan 20.06.2007 tarihli hükümlerdeki ceza miktarlarının da kazanılmış hak teşkil ettiği dikkate alınarak, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nun olayla ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ve sonuçları karşılaştırılarak lehe olan yasanın tespiti ve buna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), sanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına ve tutukluluk sürelerine göre müdafilerinin tahliye istemlerinin reddine, 30.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

30.11.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, … ve … müdafii Avukatlar … … ve M…. ’ün yokluklarında 02.12.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.