Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/507 E. 2010/1560 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/507
KARAR NO : 2010/1560
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

… ‘ı kasten öldürmekten sanık …’nün yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.04.2008 gün ve 376/158 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık müdafiinin yasal süreden sonraki duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdire ilişen sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, delillerin hatalı takdir edildiğine yönelen, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine ve mevcut delillere göre; sanığın savunmasında, olay günü yanında arkadaşı …’le birlikte ona ait inşaat halindeki binaya bakmak amacıyla yerleşim yeri dışında bulunan alana gittiklerinde tesadüfen inşaatların yakınında bulunan etrafı otlarla çevrili ıssız alanda on iki yaşındaki oğlu …’un elinden birisinin tutup götürdüğünü ve pantolonunu indirdiğini görünce tabancasını çekerek havaya bir el ateş edip “dur yapma” diye bağırdığını, oğlu …’un kaçıp uzaklaştığını, oğlunun pantolonunu indirmeye çalışan maktulün yanına gittiğinde maktulün sen kimsin diye sorduğunu ben babasıyım diye cevap verdiğini, maktulün bunun üzerine kendisine saldırdığını ileri sürmesi; sanığın oğlu …’un olaydan hemen sonra 07.08.2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde
boş araziye gittiğinde daha önceden de pantolonunu indirmeye çalışan maktülle karşılaştığını, maktulün kendisini görünce yine pantolonunu indirmeye çalıştığını, çığlık atarak yardım istediğini, tesadüfen babasının orada olup silahını çekerek yanlarına doğru geldiğini söylemesi, tanık …’in 07.08.2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde sanıkla birlikte araba içerisinde bira içtikleri sırada kendisinin telefonla konuştuğunu ve daha sonra sanığın aşağıya indiğini, silah sesi duyup baktığında maktulün yere düştüğünü, sanığın oğlunun da aşağıya doğru pantolonunu çekerek kaçtığını gördüğünü, sanığa ne yaptın diye sorduğunda “çocuğumu o şekilde görünce kendimi kaybettim” diye cevap verdiğini beyan etmesi, tanık …’ın 07.08.2005 tarihli Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde, maktulle teneke kutu topladıkları sırada yanlarına …’un geldiğini, bir süre sonra …’un babası olan sanığın gelmesi üzerine …’un kaçtığını, maktulün cinsel organını çocuklara ellettirdiğini bildiği şeklindeki beyanı ile tanıklar … ve …’in maktül ile sanığın oğlu …’un bulunduğu yer arasında tümsek bulunması nedeniyle kendilerini göremeyeceklerinin yapılan keşifle saptanması karşısında; sanığın savunması, savunmayı doğrulayan tanıklar …, … ve …’ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde maktulün, sanığın yaşı küçük oğluna yönelik haksız hareketi nedeniyle tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, resen de incelemeye tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle (BOZULMASINA), 16.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.