YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5354
KARAR NO : 2010/7381
KARAR TARİHİ : 10.11.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2009/22554
…’yı tasarlayarak öldürmekten, …’yı da yaralamaktan ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlalden sanık …, …’yu yaralamaktan sanık …’nın yapılan yargılanmaları sonunda: … hükümlülüğüne, …’ın beraatine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/06/2008 gün ve 204/160 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanık …’ın katılan sanık … tarafından yaralanmasına ilişkin davaya katılmadığı ve sanık … hakkında kurulan beraat hükmünü temyize yetkisi bulunmadığından, müdafiinin bu hükme yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2) Sanığın, konut dokunulmazlığını ihlal suçunu TCK. nun 6/1-f-3. maddeleri gereğince silahtan sayılan bıçakla işlediği anlaşılmakla, hakkında TCK.nun 119/1-a maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “beden bakımından kendini savunamayacak durumda olan kişiyi tasarlayarak öldürme, bıçakla kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde (düzeltme nedeni saklı kalmak kaydıyla) suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmama gerekçesi açıklanmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, tahrikin varlığına, takdiri indirim sebebinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Dosya kapsamına göre; sanık ile maktulenin yaklaşık beş yıl önce tanıştıkları, kısa bir süre nişanlı kaldıkları, sanığın bu devrede zaman zaman
TEBLİĞNAME : 1-B/2009/22554
maktulenin evinde kaldığı, sanığın başka biriyle evli olduğunun ortaya çıkmasıyla aralarındaki nişanın bozulduğu, geçen süre içinde sanık ve maktulenin aralıklarla da olsa görüşmeye devam ettikleri, aralarındaki kırgınlık ve sorunlara rağmen defalarca barıştıkları, sanığın olay tarihinden birkaç gün önce …’a geldiği, maktule ile görüşmek istediği, ancak görüşemediği, maktulenin … telefon konuşmaları sebebiyle başka erkeklerle ilişkisi olduğundan şüphelenen sanığın, olay günü evde tamirat olması nedeniyle açık olan kapıdan girip ayakları felç olan ve yatak odasında yerde sırt üstü yatarak cep telefonundan müzik dinleyen maktuleye iki adet bıçakla saldırıp defalarca bıçakladığı, katılan sanık …’ın maktuleyi kurtarmak için eline geçirdiği koltuk demiri ile sanığın başına vurduğu, sanığın maktuleyi bırakarak …’a bıçakla hamle yaptığı ve sol kolundan iki bölgeden yaraladığı, …’ın can havli ile yatak odasından koşarak evin dışına kaçtığı ve yardım istediği, peşinden sanığın koşarak çıktığı ve elindeki bıçakları evin dış kapısının iki yanına atarak koşarak uzaklaştığı olayda;
Tasarlamanın kabulü için öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine rağmen eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlıkla sebat ve ısrarla öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekle; yargılamaya konu olayda sanığın, maktuleyi öldürme kararını ne zaman verdiği, eylemini, bu karar üzerine sebat ve ısrarla sürdürdüğü kesin olarak belirlenemediğinden CMK.nun 322.maddesindeki yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 2.bendindeki “TCK.nun 82/1-a-e” ibaresinden tasarlamaya ilişkin “a” fıkrasının çıkartılmasına karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan ve kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (ONANMASINA), 10/11/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.