Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/5460 E. 2011/8267 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5460
KARAR NO : 2011/8267
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2009/90100
MAHKEMESİ :ADANA Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :18/12/2008 – 320/518
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs

T.. A..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık B.. K..’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ADANA) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/12/2008 gün ve 320/518 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı nedenin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin tahrik hükümlerinin uygulanmasına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; uyku halindeki mağduru öldürmeye teşebbüs eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 82/l-e maddesi kapsamında beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi öldürmeye” teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
B) Kabule göre; sanığın mağduru baş, boyun, ense, göğüs bölgelerinden 8 bıçak darbesi ile yaraladığı, ensedeki kesinin 10.cm. kadar aşağıya indiği, sağ klavikular bölgede darbenin boyun katlarına ilerleyerek klavikulayı sıyırdığı olayda, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yerine, hiç isabet olmaması durumunda uygulanması mümkün olan alt sınırdan uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 22/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.