YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5837
KARAR NO : 2010/1860
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
İşlemiş olduğu suçu gizlemek, delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve de kendisini cezadan kurtarmak maksadıyla …’ı öldürmekten ve cinsel saldırıdan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/12/2008 gün ve 794/288 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-CMK.nun 232/2-d maddesi gereğince, gerekçeli karar başlığında, sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığının yazılmaması, mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliklerini tayin, cezayı azaltıcı takdire ve tahrike ilişen sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve sanık müdafiinin sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine, eksik soruşturmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın nitelikli öldürme suçundan cezaların eşitliği halinde 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi 765 sayılı TCK.nun 31, 33. maddelerine göre sanık lehine olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 82/1-h ve 53. maddeleri uyarınca hüküm kurulması, nitelikli öldürme suçundan verilen ceza ile cinsel saldırı suçundan verilen cezaların Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, 765 sayılı TCK.nun 73. maddesine göre içtima ettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin reddine 29/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.