Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/5858 E. 2010/1838 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5858
KARAR NO : 2010/1838
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

…’ı kasten öldürmekten sanık …’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KAYSERİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/12/2008 gün ve 273/414 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Hükme esas olan otopsi tutunağı duruşmada açıkça okunarak sanık ve müdafiinden diyeceklerinin sorulmaması suretiyle CMK.nun 209 maddesine muhalefet edilmesi,
2-Duruşmada hazır bulunan sanık ve müdafiinden katılma talebine karşı diyecekleri sorulmadan, şikayetçi …’ın davaya katılmasına karar verilerek CMK.nun 238/3 maddesine aykırı davranılması,
3-CMK.nun 176 maddesi uyarınca iddianamenin tebliği ile sorgu arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği, tutuklu sanığa iddianamenin tebliğ edildiğine ilişkin kalem sorgu tutanağının dosya içerisinde bulunmadığı, sanığın sorgusu yapılmadan öncede sanık ve müdafiinin süre isteyip istemediklerinin sorulmadığı anlaşılmakla, sanığın savunma hakkının kısıtlanmaması açısından iddianemenin tebliğ edilip edilmediği araştırılmadan ve süre yönünden sanığın muvafakatı alınmadan sanığın sorgusu yapılarak CMK.nun 176 maddesine muhalefet edilmesi,
Usule aykırı ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemedeki temyiz itirazları ile müdahil … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 29/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
29/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı
… …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafiilleri avukatlar … ile …’ın yokluklarında 01/04/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.