YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6549
KARAR NO : 2010/2562
KARAR TARİHİ : 19.04.2010
Karısı …’ı öldürmekten sanık …, işbu ölümle biten kavgada suçluyu kayırmaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.01.2009 gün ve 137/7 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanık ile müdahillerin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık …’ın sabıka kaydına ve dosyaya getirtilen onaylı ilam örneğine göre … 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 01/22-331 sayılı kararı ile 1 yıl 3 ay hapis cezasının 30.09.2004 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK 58. madde hükmünün uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
2- Sanık … hakkında eşini öldürme, sanık … hakkında suçluyu kayırma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebinin derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde eksik incelemeye, suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, TCK 62 maddesinin uygulanmamasına, sanık …’ın sübuta, katılanların Sanık … için haksız tahrik bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 19.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
19.04.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 22.04.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.