Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/6696 E. 2010/7148 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6696
KARAR NO : 2010/7148
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/140724

…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve hakaretten sanık …, …’ı yaralamaktan ve tehditten sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, sanık …’e hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, yaralama suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/12/2008 gün ve 297/432 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a)Her ne kadar kararın gerekçesinin bir bölümünde katılan sanıklardan hangisinin ilk darbeyi vurduğunun belirlenemediğinin belirtildiği; devamında katılan sanık …’in…’e vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, diğer katılan sanık …’ün de bıçakla Sönmez’e 3 kez bıçakla vurarak hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığının belirtildiği, daha sonra da katılan sanık …’in kendisine bıçakla vurmakta olan katılan sanık …’e sopa ile vurduğu o nedenle hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek gerekçede karışıklığa neden olunmuşsa da, dosya içeriğine ve mevcut delillere göre sanık …’in meşru müdafaa altında suçu işlediğinin anlaşılması karşısında sonuç itibariyle hüküm doğru olup, verilen karar dosyanın içeriğini yansıttığından tebliğnamedeki bozma düşüncesi sonuca etkili görülmediğinden benimsenmemiştir.
b-)Sanık … hakkında hakaret suçundan hükmedilen para cezası yönünden;
07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nun 2789 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilen 305. maddesinin 2. fıkrasının, 3842 sayılı Yasanın 28. maddesi ile değiştirilen (1) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi ve iptal hükmünün inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunması karşısında, belirtilen hükme yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön mesele olarak görüşülmüş, yapılan değerlendirme sonucunda; sanık hakkında hükmolunan para cezasının miktarı itibariyle hüküm
…/…
TEBLİĞNAME : 1-B/09/140724

tarihinde yürürlükte bulunan 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine üyeler … ve …’in (Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı bir yıl sonra yürürlüğe gireceği de belirtilerek Resmi Gazete’nin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı sırasında yayımlanmış olup, 07.10.2010 tarihinde de bir yıllık süre dolmuş olduğundan, inceleme tarihinde iptal kararı yürürlüğe girdiğinden, temyiz incelemesinin de sanık lehine olduğunun kabulünün gerekmesi karşısında temyiz incelemesinin yapılması gerektiği yönünde) karşı görüşleri ve oyçokluğu ile karar verilmiş ve belirtilen hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
2-Sanık … hakkında öldürmeye teşebbüs ve hakaret ile sanık … hakkında yaralama suçları yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık …’ün öldürmeye teşebbüs suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık …’in yaralama suçunu meşru müdafaa koşulları içerisinde işlediğinden beraatine, sanık …’ün hakaret suçu yönünden hakaretin karşılıklı olması nedeni ile sanığa TCK nun 129/3. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, mağdur sanık … müdafiinin, sübuta, suç niteliğine, mağdur sanık … müdafiinin… yönünden tahrik bulunmadığına ve hakaret suçu yönünden sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen, temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA), 02/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.