YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6816
KARAR NO : 2010/6825
KARAR TARİHİ : 20.10.2010
Yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle …’yi öldürmeye teşebbüsten, mala zarar vermekten, hakaretten ve kamu görevlisine direnmekten sanık …’un yapılan yargılanması sonunda: öldürmeye teşebbüsten hükümlülüğüne, mala zarar vermekten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından beraatine ilişkin (ELMALI) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2008 gün ve 371/224 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için direnme, mağdurlar …, …, …, …, … ve …’e yönelik kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve mağdur …’a silahla etkili eyleme teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümlerini temyiz etmekte hukuki menfaati bulunmadığından ve temyiz gerekçeye de yönelik olmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
b) Mağdur … ve …’a yönelik kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve mağdurlar …, …, … ve …’e yönelik kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerde, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar aynı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi kararlardan olduğundan ve temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu suçlardan kurulan hükümlerin, mahallince incelenmek üzere temyiz incelemesi dışı tutulmasına,
c) Hükmedilen cezanın miktarı nazara alınarak sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE,
Karar verilmiştir.
d) Mağdur …’a yönelik mala zarar verme suçundan verilen para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü yönünden;
07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 2006/65 esas, 2009/114 karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nun 2789 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilen 305. maddesinin 2. fıkrasının, 3842 sayılı Yasanın 28. maddesi ile değiştirilen (1) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi ve iptal hükmünün inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunması karşısında, belirtilen hükme yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön mesele olarak görüşülmüş, yapılan değerlendirme sonucunda; sanık hakkında hükmolunan para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine üyeler … ve …’in (Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı bir yıl sonra yürürlüğe gireceği de belirtilerek Resmi Gazete’nin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı sırasında yayımlanmış olup, 07.10.2010 tarihinde de bir yıllık süre dolmuş olduğundan, inceleme tarihinde iptal kararı yürürlüğe girdiğinden, temyiz incelemesinin de sanık lehine olduğunun kabulünün gerekmesi karşısında temyiz incelemesinin yapılması gerektiği yönünde) karşı görüşleri ve oyçokluğu ile karar verilmiş ve belirtilen hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
2- Sanığın mağdur …’ı, sağ üst kadranda karın boşluğuna geçecek şekilde bıçak ile yaraladığı, batına nafiz karaciğer sağ lob, mide ve kolon seroza lezyonlarına neden olan yaralanması nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak üst sınıra yaklaşılarak ceza verilmesi yerine 14 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur …’ı yerine getirdiği kamu görevinden dolayı öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış,
savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, suç vasfına, tutanakların taraflı tutulduğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 20.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.