Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/7523 E. 2010/3422 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7523
KARAR NO : 2010/3422
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/142878
MAHKEMESİ :GİRESUN Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :25/11/2008 -166/274
SUÇ :Kasten adam öldürmek, kasten öldürmeye teşebbüs, işbu öldürmeye teşebbüs suçuna katılmak, yaralamak

A.. B.. ile H.. D..’yı kasten öldürmekten, İ.. T..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık A.. K.., işbu öldürmeye teşebbüs suçuna katılmaktan sanık F.. K.., H.. D..’yı yaralamaktan sanık M.. T..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (GİRESUN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/11/2008 gün ve 166/274 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık Adil müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Aynı eylemden yargılanan sanıklar Adil ve Fatih arasında savunma açısından çıkar çatışması bulunduğu, bu nedenle sanıkların aynı vekillerle temsili usulüne aykırı olduğu anlaşılmakla, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 38. maddesi ve Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 85/242 sayılı kararı da dikkate alınarak, her bir sanık için ayrı müdafi atanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle, CMK’nun 152. maddesine aykırı davranılması,
Usul ve Kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiş, sanık Adil müdafii ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin öncelikle bu nedenlerle, kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA,11/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.