YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7946
KARAR NO : 2010/8384
KARAR TARİHİ : 24.12.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2009/168127
… ile …’ı yaralamaktan ve tehditten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanıklar …, … ile …’ın ayrı ayrı beraatlerine ilişkin (ÜSKÜDAR) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22/01/2009 … ve 177/14 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ve müdahil taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Temyiz edenlerin sıfatları ve temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre, temyiz incelemesi, mağdur-sanık …’in, “mağdur-sanıklar … ve … …’yi kasten yaralama”, “mağdur-sanıklar … … ve …’a hakaret”; mağdur-sanık …’nin, “mağdur-sanık … ve mağdur …’i kasten yaralama” suçlarından verilen mahkumiyet hükümleriyle, mağdur-sanık …’ın, “mağdur …’e hakaret” suçundan verilen beraat kararları ile sınırlı olarak yapılmıştır.
2) Sanık …’in, “mağdur …’ı kasten yaralama” suçu yönünden hükmolunan adli para cezası, miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21/07/2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının bu suç yönünden bulunduğu temyiz itirazının CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, belirtilen hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
3) Mağdur-sanık …’in, … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2004 tarih ve 1156/1230 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK.nun 191/2; 647 sayılı Kanunun 4,6.maddeleri uyarınca 2.080.-TL adli para cezasına mahkum olduğu, mahkumiyet kararının 03/12/2004 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığı halde, mağdur-sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, mağdur-sanık …’in, “mağdur-sanıklar … ve … …’yi kasten yaralama”, “mağdur-sanıklar … … ve …’a hakaret”; mağdur-sanık …’nin, “mağdur …’i kasten yaralama” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde
suçların niteliği tayin, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, mağdur-sanık …’ın, “mağdur-sanık …’e hakaret” suçu yönünden, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, mağdur-sanık … ve müdafiinin cezayı azaltıcı sebeplerin uygulanmadığına; Cumhuriyet Savcısının, mağdur-sanık … yönünden sübutun varlığına, hakkında “mağdur …’i kasten yaralama” suçundan hüküm kurulan, mağdur-sanık …’nin bu suçtan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
Dosya kapsamına göre, mağdur-sanık …’in, mağdur-sanık …’ın kafasına taş atarak, sağ temporal bölgede 4.derecede kemik kırığına ve … tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, … cezanın TCK.nun 86/1.maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası olarak belirlenip, mağdurun … tehlike geçirmesi nedeniyle TCK.nun 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım yapılarak 4 yıl hapis cezası hükmedilmesinden sonra, TCK.nun 44.maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralları da gözetilerek, kasten yaralama suçlarında birden fazla nitelikli halin birleşmesi durumunda en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiği, kemik kırığının ancak teşdit nedeni sayılabileceği gözetilmeksizin, belirlenen 4 yıl hapis cezası üzerinden uygulama olanağı bulunmayan aynı Kanunun 87/3.maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak, 5 yıl hapis cezasına hükmetmek suretiyle fazla ceza tayin edildiği görülmekle;
CMUK.nun 322.maddesindeki yetkiye dayanılarak;
Hüküm fıkrasının, mağdur-sanık …’le ilgili (1-d) maddesinde yer …, “kafatası kırığı oluştuğundan, aynı Kanunun 87/3.maddesi uyarınca takdiren cezasının 1/4 oranında artırılarak, sonuç olarak bu suçundan dolayı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin farklı gerekçeyle, tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 24/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.