Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/7960 E. 2010/1916 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7960
KARAR NO : 2010/1916
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

Bilinçli taksirle … …’ın ölümüne sebebiyet vermekten ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmaya teşebbüsten sanıklar … ile …’un bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (AKŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/02/2009 gün ve 128/24 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Sanıklar müdafiinin yasal süreden sonraki duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-)Sanık … hakkında bilinçli taksirle öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından kurulan 20/02/2009 tarihli hükümler 23/02/2009 tarihli dilekçe ile müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05/02/2008 gün ve 2008/1-9-15 sayılı kararı uyarınca sanığın 04/03/2010 tarihli dilekçesi ile dosyanın onaylanmasına yönelik istemi temyizden vazgeçme olarak kabul edilmekle, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, belirtilen hükümler Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz başvuruları üzerine incelenmiştir.
3-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık …’in bilinçli taksirle öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabesizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiilerinin sübuta (sanık … yönünden bilinçli taksirle öldürme suçu hariç) teşdiden ceza tayininin yersizliğine; katılanlar vekilinin öldürme suçu yönünden tasarlamanın varlığına, olası kasıt hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-)Sanık … hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-)Sanık … hakkında bilinçli taksirle öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; 1936 doğumlu maktul …’ın aracılığıyla Iğdır’dan geldiği belirtilen 50 yaşlarındaki bir bayanla tanıştırılan ve onunla birlikte gelen kişiye belli bir miktar para veren 1927 doğumlu sanık …’ın 2-3 gün sonra bayanın evi terk edip gitmesinden sorumlu tuttuğu maktul ile paranın iade edilmesi ya da bayanın tekrar getirilmesi konusunda görüşmek maksadıyla yeğeni olan diğer sanık … ile birlikte ve onun kullandığı emanet otomobil ile maktulün köyüne gittikleri, köy kahvehanesinde çay içme bahanesiyle maktulün araca binmesini sağladıkları, araç içerisinde tartışma geçmesi üzerine sanıkların niyetlerini anlayan ve aracın arka koltuğunda oturmakta olan maktulün köy kahvehanesi önünden geçerken aracın sağ arka kapısını açarak inmek istemesi üzerine sanık …’in aracın hızını arttırarak inmesine engel olduğu ve hızlanarak yoluna devam ettiği, köy çıkışına yakın bir yerde araçtan atlayan maktulün, yol kenarında bulunan taşa başını çarparak beyin doku harabiyeti nedeniyle öldüğü olayda;
A-)5237 sayılı TCK.nun 22/5 maddesi uyarınca, birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkesin kendi kusurundan dolayı sorumlu olacağı ve her failin cezasının kusuruna göre ayrı ayrı belirleneceği gözetilerek, maktulün ölmesi olayında taksirli bir davranışı bulunmadığı anlaşılan sanık …’ın bilinçli taksirle öldürme suçundan beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
B-)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu tamamlandığı halde, teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile sanıklar hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini;
Yasaya aykırı olup, sanık … müdafii, Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarlarına ve tutuklulukta geçirdikleri sürelere göre tahliye isteminin reddine, 30/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.