Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/8091 E. 2010/8568 K. 29.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8091
KARAR NO : 2010/8568
KARAR TARİHİ : 29.12.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/172020

…’i tasarlayarak öldürmekten, …’ü kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, yaralama suçundan beraatine ilişkin (BEYOĞLU) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2008 … ve 179/391 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktul …’i kasten öldürmek, katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla suçların niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişkin cezalarını azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanığın mağdur …’i kasten yaralamaya teşebbüs suçundan açılan davada, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet Savcısının mağdur …’i yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat kararı yönünden sübuta; katılanlar vekillerinin suç vasfına, tahrike, eksik incelemeye vesaireye yönelen; sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde, maktul …’in mirasçısı olmaları nedeniyle davaya katılanlar ile katılan … arasında aynı eylemden kaynaklanan hukuki bir ilişki bulunmadığı gibi, değişik vekillerle de temsil edilmeleri karşısında, katılan … lehine ayrıca vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde tüm katılanlar lehine … vekalet ücretine hükmedilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322 maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak; hükmün, vekalet ücretine ilişkin bölümüne, “katılan … kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1100 YTL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan …’e verilmesine,” ibaresinin eklenmesine,

Karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan, hüküm ile 6136 sayılı Kanuna Muhalefet ve mağdur …’i kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanığın maktul …’i tasarlayarak öldürmek suçundan kurulan hüküm yönünden;
a) Oluşa ve dosya içeriğine ve aksi ispatlanamayan sanık savunmasına göre; sanığın, eşine … süredir cinsel tacizde bulunan maktule karşı, uyarmak, uzak durmak ve evini değiştirmekten başka hiçbir kanunsuz eylemi olmadığı, olay günü sanığın, babasına ait eve evrak almak için gitmekte iken, yolda maktulle karşılaştıklarında, aracına konuşmak maksadıyla binen maktulle birlikte, olay günü kimsenin olmadığı eve gittikleri, evde aralarındaki sorunları konuştukları sırada çıkan tartışmada maktulün “sanığa sövmesi ve … eşini sinkaf etmiş, sen daha neyin peşindesin” şeklindeki beyanları üzerine sanığın tabancayla maktulü vurarak öldürdüğü olayda, olaydan önce sanığın maktulün öldürme kararını ne zaman verdiği ve bu kararında, suç işleme tarihine kadar sebat … etmediği konusunda delil bulunmadığından, şüpheden sanık faydalanır ilkesi de gözönünde bulundurularak, eylemde tasarlamanın koşullarının bulunmadığı anlaşıldığı halde, kasten insan öldürmek suçu yerine, yazılı şekilde tasarlayarak insan öldürmek suçundan hüküm kurulması,
b) Maktulün mirasçısı olmaları nedeniyle davaya katılanlar ile mağdur-katılan … arasında aynı eylemden kaynaklanan hukuki bir ilişki bulunmadığı gibi, değişik vekillerle de temsil edilmeleri karşısında, maktulden-katılanlar … ve arkadaşları lehine … olmak üzere ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde tüm katılanlar lehine … vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 29.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.