Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/8595 E. 2010/4223 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8595
KARAR NO : 2010/4223
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

…’yu kasten öldürmekten sanık …, izinsiz silah taşımaktan sanık …’ün yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, diğer sanıklar …, … ve …’ün beraatlerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2009 gün ve 342/173 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar Özal ve Lokman müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanık ile müdahillerin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Muhsin ve mağdur … haklarında katılma kararı verilmediği halde karar başlığında katılan olarak gösterilmeleri, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2-a) …’nun usulüne uygun şekilde davaya katılma istemi ve bu konuda verilmiş bir karar bulunmadığı halde vekilinin katılan sıfatı ile yaptığı,
b) Katılan …’in, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik,
Temyiz isteminin CMUK 317. maddesi gereğince, reddine karar verilmiştir.
3- Adli sicil kaydına göre sanık …’ın … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 207/441 sayılı kararı ile verilen 6 yıl 8 ay hapis cezasının 21.05.2005 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan TCK 58. madde hükmünün uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Suç tarihi itibariyle 5728 sayılı Yasa ile değişik 6136 sayılı Yasanın 13/1 maddesi gereğince hapis cezasının yanında gün karşılığı adli para cezası verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
5- Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden zamanaşımı süresi içerisinde her zaman kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
6- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın insan öldürme, sanık …’ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde yasal savunmaya, haksız tahrikin derecesine, sanık … müdafiinin sübuta yönelen, katılan … vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık … hakkında maktül …’i öldürme, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanıklar …, … ve … hakkında maktül …’i öldürmeye yardık etme suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;
Otopsi raporuna göre maktulün kafasında hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde künt travmayla oluşmuş sağ temporaldan başlayıp orbita yan duvarı arkasından kaideye inen 5 cm.lik lineer kırık hattı ve lokalize subaraknoidal kanama saptanması, olay yerinde biri maktulün yanında olmak üzere iki adet tahta parçası bulunması, maktulü öldürme suçunun asli faili olan sanık …’ın savcılık ifadesinde sanıklar … ve …’ın elinde sopa gördüğünü, bir kısım tanıkların maktül ve yanındakilere sanıkların sopalar ile saldırdıklarını belirtmesi karşısında, sanık ve tanıkların çağrılarak maktüldeki lineer kırığı kimin meydana getirdiğinin tespit edilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

07.06.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … …’un yokluğunda 10.06.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.