YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/913
KARAR NO : 2010/7255
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2008/171491
Babası …’i öldürmekten, annesi …’yı yaralamaktan ve genel güvenliği tehlikeye sokmaktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/12/2007 gün ve 127/312 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden sanığın adli sicil kayıtlarına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu ve bu nedenle 5728 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/6-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanamayacağı anlaşılmıştır.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın nitelikli adam öldürme, kasten silahla yaralama ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik soruşturmaya, suç vasıflarına, delillerin hatalı takdir edildiğine yönelen, katılanlar vekilinin takdiri indirimin yersiz olduğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a)Nitelikli adam öldürme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından kurulan ve kısmen re’sen de incelemeye tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b)Kasten silahla yaralama suçu yönünden; mağdurun vücudunda ateşli silah yaralanması sonucu sol ulna distal parçalı kırığı ve sinir kesisi oluştuğu
TEBLİĞNAME : 1-B/2008/171491
anlaşılmakla, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi bakımından adli tıp kurumundan rapor alınarak, 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı kanunla değişik 5237 sayılı TCK.nun 87/3. maddesinin, değişiklik öncesi ve sonrası hükümlerinin denetime imkan verecek şekilde karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi ve ona göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa verilen cezanın miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 08/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.