YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9366
KARAR NO : 2010/4642
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/09/237509
MAHKEMESİ : (ELAZIĞ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 27.05.2009 – 37/141
SUÇ : Kasten öldürme
S.. K..’ı birlikte kasten öldürmekten sanıklar A.. K.. ve M.. K..’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (ELAZIĞ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2009 gün ve 37/141 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Aynı eylemden yargılanıp mahkum olan sanıklar Ahmet ve M.S.. arasında savunma açısından çıkar çatışması bulunduğu anlaşıldığı halde, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 85/242 sayılı kararı da dikkate alınarak, her bir sanık için ayrı müdafi atanması yerine aynı müdafi tarafından savunulmaları suretiyle, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 38 ve CMK’nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar Ahmet ve M. S. müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin öncelikle bu nedenle sair yönleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), sanık Ahmet’e verilen cezanın miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddine, 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
21.06.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar A.. K.. ile M.. K.. müdafii Avukat A.M.K..’nun yokluğunda 24.06.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.