YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9562
KARAR NO : 2010/4761
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2009/241096
MAHKEMESİ : (GEBZE) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 14/05/2009 – 14/159
SUÇ : Yakın akrabayı öldürmek
Kızı Ç.. K..’yı öldürmekten sanık D.A.K..’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (GEBZE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/05/2009 gün ve 14/159 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafi taraflarından da istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Mahkemenin yasal ve yeterli gerekçe göstermesi karşısında 5237 sayılı TCK.nun 62.maddesinin yeterli gerekçe gösterilmeden uygulanmamasına ilişen tebliğnamenin bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2) Sanık D.A..i hakkında kasten kızını öldürmek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede öldürme kastının bulunmadığına, suç vasfına, ağır tahrikin varlığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye; O yer Cumhuriyet Savcısının takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre; ailesinden habersiz olarak bir erkekle duygusal ilişki yaşayan ve yüklü kredi kartı borçları bulunan reşit olan maktulenin, borçlarını ödemek amacıyla yengesi olan tanık İlknur’la plan yaparak, yengesinin kaçırılıp bileziklerinin yağmalandığı iddiasıyla Emniyet Amirliğine müracaatta bulunduğu, şehir dışında olan babası sanığın eve dönmesi üzerine ise ona olayı anlattıkları, ailesinin durumdan kuşkulanması üzerine olaydan bir gün önce de bilezikleri evin giriş kapısının altından gizlice bıraktığı, olay sabahı “nedir bu pislikler” diye soran babası sanığa ” ben zaten gırtlağıma kadar pisliğe battım” diye cevap vermesi üzerine, sanığın silahla maktulenin kafasına bir el ateş ederek otopsi raporunda belirtilen şekilde öldürdüğü olayda;
Reşit olan maktulenin yaşam tarzından dolayı babası olan sanığa karşı bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, olay öncesinde veya sırasında maktuleden kaynaklanan sanığa yönelik haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz veya eylemde bulunmadığı anlaşıldığı halde, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 22/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
22/06/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık D.A.K.. müdafii Avukat Y.T..’nın yokluğunda 24/06/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.