YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9734
KARAR NO : 2011/7780
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2009/244839
…’u kasten öldürmeye teşebbüsten, konut dokunulmazlığını bozmaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanıklar … ile …’un üzerlerine atılı suçtan TCK.nun 25.maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (ÇANAKKALE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/04/2009 gün ve 485/121 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Temyiz edenin sıfatı ve temyiz dilekçesinin içeriğine göre temyiz incelemesi, sanık …’in, “mağdur …’i öldürmeye teşebbüs” ve “konut dokunulmazlığını ihlal” suçlarından verilen hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.
2-) Sanık …’in “mağdur …’yi kasten yaralama” suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması ve esaslı işlemin yapılmadığı tensip zaptındaki katip imzası eksikliğinin mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür.
3-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “öldürmeye teşebbüs” ve “konut dokunulmazlığını ihlal” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafıinin meşru savunmaya, suçun niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
a) “Konut dokunulmazlığını ihlal” suçu yönünden kurulan hükmün, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
b ) “Öldürmeye teşebbüs” suçu yönünden,
Sanığın, sol göğüs bölgesine bıçakla bir kez vurduğu mağduru, akciğer ve meme dokusunun kanlanmasını sağlayan damar yaralanmasına ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralayarak öldürmeye teşebbüs etmesi sonucu, teşebbüs nedeniyle 9 ile 15 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, makul bir ceza yerine 15 yıl hapis cezasına hükmetmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 13/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.