Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/9767 E. 2010/3225 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9767
KARAR NO : 2010/3225
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

Adam öldürmek suçundan sanık olarak (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda, beraatine karar verilen …’ın tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı Yasa uyarınca vaki tazminat isteği üzerine (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemede; dosyada miktarı yazılı maddi-manevi tazminat ile vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak adı geçen davacıya ödenmesine dair ittihaz olunan 20.05.2009 gün ve 16/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili ile davacı vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesi uyarınca, 01 Haziran 2005 tarihinden önceki işlemler hakkında 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan Veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği, bu tarihten sonraki işlemler hakkında ise CMK.nun 141 ila 144. maddelerinin uygulanması gerektiği, 466 Sayılı Yasanın 2. maddesinde öngörülen 3 aylık dava açma süresinin ise beraat kararının kesinleşme şerhini içerecek şekilde bizzat sanığa tebliği veya öğrenilmesi ile başlayacağı, incelenen dosyada kesinleşmiş beraat kararının sanığa (davacıya) tebliğ edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın yasal sürede açıldığının kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönüyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaatine, takdirine ve dosya münderecatına göre davacının tutuklu kaldığı günler için lehine yazılı miktarda maddi ve manevi tazminata hükmolunmasında yasaya aykırı bir husus bulunmadığından, davalı hazine vekilinin eksik araştırmaya, hükmolunan
maddi tazminatın hukuki dayanaktan yoksun olup manevi tazminat miktarının ise fazla olduğuna, avukatlık ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması gerektiğine vesaireye; davacı vekilinin eksik araştırmaya, hükmolunan tazminat miktarının azlığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA) 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.