YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9834
KARAR NO : 2010/1079
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
Gasp suçunu kolaylaştırmak maksadıyla ….ile …’i öldürmekten ve gasptan sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2007 gün ve 240/364 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili lehe yasa ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK’nun 68-77 maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Cezaların içtimaı sırasında, 765 sayılı TCK.nun 73. maddesi uyarınca, verilen her bir hürriyeti bağlayıcı ceza yönünden hücrede bırakılma süresinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, tüm suçlardan tek bir hücrede bırakılma süresi belirlenmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları bu itibarla
yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 24.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
24.02.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat Hayri Çamlı’nın yokluğunda 25.02.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.