Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/9921 E. 2010/6276 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9921
KARAR NO : 2010/6276
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

…’ı kasten öldürmekten, izinsiz silah taşımaktan ve sahte belge kullanmaktan sanık …’nin bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (SİNCAN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/12/2008 gün ve 124/289 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Sanığın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK nun 231. maddesi uygulaması mümkün görülmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi amacıyla bozma yoluna gidilmemiştir..
2-A)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a-Sanık hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan bozma öncesi kurulan hükümde hürriyeti bağlayıcı ceza yanında verilen adli para cezasının suç tarihi itibariyle 440 TL olduğu gözetilmeksizin, 6 TL olarak eksik tayin edildiği, bu hüküm aleyhine temyiz yoluna gidilmediğinden, CMUK nun 326/ son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunması gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının mahsus bölümüne “CMUK nun 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında bozma öncesi verilen adli para cezası dikkate alınarak bu suçtan verilen 375 TL adli para cezasının 6 TL olarak infazına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle
CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b-Gerekçede; kasten öldürme suçu yönünden, 5237 sayılı TCK.nun lehe kabul edilerek bu kanun hükümlerine göre uygulama yapıldığı belirtildiği halde, 765 sayılı TCK.nuna göre hüküm kurulması suretiyle gerekçe ile uygulama arasında çelişki yaratılması,
c-765 Sayılı TCK.nun 448, 51/1, 59. maddeleri uygulanması suretiyle belirlenen ceza miktarı ile 5237 Sayılı Yasanın olayla ilgili 81/1, 29, 62. maddeleri en aleyhe uygulandığında dahi verilebilecek ceza miktarı aynı olduğundan, 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin, 765 Sayılı TCK nun 31. maddesine göre daha lehe olması nedeniyle, 5237 Sayılı Yasanın 81/1, 29, 62, 53. maddeleri ile hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
B-Sanık hakkında sahte sürücü belgesi kullanma suçu yönünden;
Belgelerde sahtecilik suçlarından aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olup, adli emanette bulunan suça konu sürücü belgesi getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında öldürme ve sahte sürücü belgesi kullanma suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 04/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.