YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9970
KARAR NO : 2010/4985
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
Gebe olduğunu bildiği …’i öldürmekten sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.10.2009 gün ve 23/252 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Dosya kapsamına göre, gayri resmi olarak birlikte yaşayan ve sanıktan hamile olan maktulenin, olay günü sanıktan ayrılmak istediğini söylemesi ile başlayan ve sanığın maktuleyi ikna edememesi üzerine çıkan tartışma sırasında sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına göre maktulenin hakaretten ibaret haksız eylemi nedeniyle, 18 yıldan 24 yıla kadar ceza öngören TCK.nun 29. Maddesi ile yapılan uygulama sırasında, haksız tahrik nedeniyle daha vahim olaylar dikkate alındığında üst sınıra yakın ceza verilmesi yerine yazılı şekilde 20 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Sanık … hakkında gebe olduğu bilinen kadını öldürmek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve eleştiri nedeni hariç tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede öldürme kastının bulunmadığına, suç vasfına, ağır tahrikin varlığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA) 29.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
29.06.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafi Avukat …’ın yokluğunda 01.07.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.