YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1114
KARAR NO : 2010/1542
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
Adam öldürmek suçundan … hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 81/1,29/1,62/1 maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (SİİRT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/02/2008 gün ve 174/236 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü … hakkında 765 Sayılı TCK.nun 448,51/1,59,31,33 maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2007 tarihli ve 224/323 sayılı kararının, hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 18.09.2008 tarihli ve 5396/6526 sayılı kararı ile “Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230. maddelerine aykırı olarak hükmün gerekçesiz bırakılması”isabetsizliğinden bozulduğu; adıgeçen mahkemenin bozmaya direnilmesine dair 04.12.2008 ve 174/236 sayılı kararının hükümlü ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.10.2009 tarih ve 2009/1-117 Esas, 2009/252 sayılı kararı ile; direnme kararı olmayıp “yeni hüküm” niteliğindeki hükmün, incelenmek üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, yapılan incelemede;
1-)765 sayılı TCK.na göre verilen ve kesinleşen hükümde kabul edilen tahrikin derecesi dikkate alınarak, uyarlama sonucu kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nun 29 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlü hakkında sonuç olarak 15 yıl hapis cezası yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi ile eksik ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
2-) Uyarlama yargılaması sonucu kurulan hükümde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olup, hükümlü ve müdafiinin lehe yasanın tespitinde hata
yapıldığına ve eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5237 sayılı TCK.nun TCY.nın 53. maddesinin uygulanmasında, yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.02.2006 tarih ve 2006/10–11 esas, 2006/12 sayılı; 14.04.2009 tarih ve 2008/1–261 esas, 2009/97 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi, yargılama konusu suç yönünden varılacak hukukî sonuca göre suç eşyasının müsaderesi veya iadesi ile yargılama giderleri gibi hususların da karar altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının “B” bendinin “4” nolu alt bendindeki 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı kısımda yer alan “(c) bendindeki hakları” ibaresinden önce gelmek üzere “kendi altsoyu üzerindeki” ibaresinin eklenmesine; “8” nolu alt bendinden sonra gelmek üzere 9 nolu bend olarak “9- Emanetin 1987/73 sırasında kayıtlı bir adet 16 nolu 121735 numaralı tek kırma av tüfeği, emanetin 1987/124 sırasında kayıtlı bir adet tek kırma av tüfeği, emanetin 1987/74 sırasında kayıtlı bir adet av tüfeğine ait boş kovanın 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine”, mükerrer tahsile konu olmamak kaydıyla kesinleşen hükümde yer alan yargılama giderleri esas alınarak ve 10 nolu bend olarak “10- Yargılama gideri olarak 0,645 TL.nin hükümlüden tahsiline” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN vesair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA), 16/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.