YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1156
KARAR NO : 2011/8698
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/10354
…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, sanık …’un … ile …’ı kasten öldürmekten ceza verilmesine yer olmadığına, hırsızlıktan beraatine, izinsiz silah taşımaktan sanık …’un CMK.nun 223/2-b maddesi uyarınca beraatine ilişkin (KASTAMONU) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.04.2009 gün ve 215/96 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafiileri ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Katılanlar ve şikayetçi vekili 12.02.2009 tarihli dilekçesi ile şikayetçi … adına da davaya katılma talebinde bulunduğu halde bu konuda mahkemece olumlu veya olumsuz her hangi bir karar verilmediği anlaşılmakla; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı CMUK.nun 237/2 maddesi uyarınca, suçtan zarar gören maktul …’nın babası …’in sanık … hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.
2- Sanık hakkında verilen 15.04.2009 tarihli hüküm, aynı gün sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca, dosyanın onanması istemini içeren sanığın 19.08.2010 tarihli dilekçesi temyizden vazgeçme olarak kabul edildiğinden, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
3- Sanık …’ın, maktul …’u öldürmek, mağdur …’ı öldürmeye teşebbüs, hırsızlık ve sanık …’nin 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın maktul …’u meşru savunmada sınırın aşılması suretiyle öldürmek, katılan …’ı öldürmeye teşebbüs suçundan, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanığın katılan …’ı öldürmeye teşebbüs suçunun niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık …’ın maktul …’u meşru savunmada sınırının aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmek suretiyle öldürdüğünün kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, sanık …’ın hırsızlık suçu ile sanık …’nin 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçlarından açılan davalarda, suçların yasal unsurları oluşmadığından beraatlerine karar verilmiş; incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet Savcısının sanık … yönünden vasfa yönelik, katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
4-a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …’ın, eşi …’ın maktul … ile ilişkisi olduğunu öğrendiği, eşinden bu ilişkiyi bitirmesini istediği, eşinin de ilişkisini bitirdiğini söylediği maktulün, sanığa ısrarla eşini bırakmasını, kendi eşini boşayıp onunla evlenmek istediğini söylediği, olay günü de sanık …’ın iş yerine alkollü olduğu halde gelerek işinden çıkıp aracına binen sanık …’ın aracının ön sağ koltuğa oturduğu, sanıkla eşini bırakması konusunda konuştukları, maktul …’ın, telefon ile …’u aradığı, … ile birlikte yanına gelmesini istediği, …’un, yasak niteliği haiz bıçak üzerinde olduğu halde … ile birlikte olay yerine geldiği, …’un sanığın aracının sol arka tarafına, …’ın aracın sağ arka tarafına oturduğu, maktul …’ın, arkaya dönerek, “ne yapalım şimdi” diye sorduğu, maktul … ile katılan …’ın, “senin iki dudağının arasına bakar, sen ne dersen onu yaparız” dedikleri, sanığın, maktul …’a eşinden ve kendisinden uzak durmasını söylediği, maktul …’ın, ben bu yola baş koydum, onu alacağım, etrafın sarıldı, şimdi iki üç kişi daha araba ile geliyor, hepsi dolu” diyerek sanığı tehdit ettiği, maktul … ve …’a dönerek kürtçe konuştuğu İlhan’ı kastederek “silahı var dediği”, sanık …’ın, kürtçeyi bilmemesi nedeniyle yapılan konuşmalardan endişeye kapıldığı ve arabadan çıkmak istediği, maktul …’ın, sanık …’ın elinden tuttuğu ve ruhsatlı silahını ona doğrulttuğu, sanığın, maktule engel olmaya çalıştığı bu sırada silahın ateş aldığı, ancak sanığın isabet almadığı bir adet boş kovanın atış yatağında sıkışık halde bulunduğu, öldürüleceği korkusuna kapılan sanığın, üzerinde taşıdığı silahı çıkarıp, maktul …’a birden fazla ateş ederek öldürdüğü olayda;
Sanığın, yaşam hakkına yönelmiş, gerçekleşen ve tekrarı muhakkak olan haksız saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlediği fiilini meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiği ve meşru savunmada sınırın aşılmadığı anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK. nun 25. maddesi uyarınca beraat kararı yerine, 27/2 madde uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b) Kabule göre de; sanığın suçta kullandığı tabancanın birlikte yaşadığı annesi adına bulundurma ruhsatlı olması ve sanık …’nin üzerine atılı suçtan da beraat kararı verilmesi karşısında, silahın sanık …’ye iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık ve katılan-sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 30.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.