Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1275 E. 2010/1364 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1275
KARAR NO : 2010/1364
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

…’yı taammüden öldürmekten, işlemiş olduğu suçu gizlemek, delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve kendisini cezadan kurtarmak maksadıyla …’ı öldürmesi için sanık …’nu azmettirmekten sanık …, işlemiş olduğu suçu gizlemek, delil ve emarelerini ortadan kaldırmak vede kendisini cezadan kurtarmak maksadıyla …’ı taammüden öldürmekten, …’nın ölümüne feran iştirakten sanık …, …’nın taammüden öldürülmesi suçuna feran iştirakten sanıklar … ile …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/12/2006 gün ve 128/433 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık … dışındaki sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: adları geçen sanıklar hakkında duruşmalı, diğer sanığın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1) Sanık … hakkında tasarlayarak öldürmeye yardım etme suçundan kurulan hüküm yönünden; CMK.nun 188/1.maddesi uyarınca duruşmaya gelmeyen sanık müdafiinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde CMK.nun 150/3.maddesi uyarınca yeniden zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeden, adı geçen sanığın müdafii hazır bulundurulmaksızın sanığın bozmaya karşı diyeceklerinin saptanması ve son hükmün kurulması;
2) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/10/2007 gün ve 336-198, 17/02/2009 gün 172/26 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; CMK.nun 216.maddesindeki düzenleme gereğince ortaya
konan delillerin tartışmasında sözün sırasıyla “katılana veya vekiline, Cumhuriyet Savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanuni temsilcisine” verilmesi, sanığın hazır bulunmadığı son oturumda Cumhuriyet Savcısının beyanının tespitinden sonra hazır bulunan sanık müdafiine son sözün sorulması gerektiği gözetilmeksizin, sanıklar …, … ve …’ın hazır bulunmadığı ve hükmün kurulduğu 27/12/2006 tarihli duruşmada Cumhuriyet Savcısının beyanın tespitinden sonra hazır bulunan sanıklar müdafiilerine son sözün verilmemesi;
Suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Usule aykırı olup, sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321.maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 09/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
09/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’in yokluğunda 11/03/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.