YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1579
KARAR NO : 2010/5651
KARAR TARİHİ : 21.07.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2008/240575
MAHKEMESİ :(ŞIRNAK) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :24.04.2008 – 706/111
SUÇ :Kasten öldürme ve taammüden öldürmeye teşebbüs
H.. Ş..’i kasten öldürmekten, A.. Ş..’i taammüden öldürmeye teşebbüsten, M.. Ş..’i yaralamaktan, konut dokunulmazlığını bozmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık A.. B.., işbu suçlara yardımdan sanıklar A.. B.., H.. B.., A.. K.. ile M.. T..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (ŞIRNAK) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.04.2008 gün ve 706/111 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar Ahmet, Ali ile Abdullah müdafi duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar Ahmet, Ali ve Abdullah hakkında duruşmalı, diğer sanıkların ve müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanık A.. B..’in 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle duruşmanın CMK.nun 185.maddesi uyarınca kapalı yapılması gerekirken bazı duruşmaların açık yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Sanıkların mağdur Muhittin’e yönelik silahla etkili eylem suçundan hükmedilen adli para cezasının miktarı nazara alınarak kesin olduğu ve suç vasfına yönelik temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafi ve müdahiller vekilinin bu suça yönelik temyiz talepleri ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuna müdahale mümkün olmadığından, müdahiller vekilinin bu suça yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
3) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; aynı suçtan yargılanan sanıklar H.. B.. ve M.. T.. arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, savunmalarının ayrı ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yaptırılması suretiyle CMK’nun 152 ve Avukatlık Kanunun 38. maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı ve sanıklar müdafi ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle sanıklar hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanıklar Ali ve Abdullah’ın tahliye taleplerinin REDDİNE, 21/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
21/07/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …. huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar A. B., A.. B.. ve A.. K.. müdafi Avukatlar ….ile …. yokluklarında 22/07/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.