Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1676 E. 2010/6587 K. 12.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1676
KARAR NO : 2010/6587
KARAR TARİHİ : 12.10.2010

…’i kasten öldürmekten sanıklar …, … ve …, işbu suça yardımdan sanıklar … ile …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.08.2009 gün ve 306/231 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar … ve … müdafileri taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, sanık …’un temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Dosya içeriği ve gösterilen gerekçeye göre; Mahkemenin, sanık …’ın, “kasten öldürme suçuna yardım” suçunun sübut bulduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin, sanığın mahkumiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı gerekçesiyle beraat etmesi gerektiğine illişkin bozma öneren düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2- Sanık …’ın, … Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2005 tarih ve 369/295 sayılı ilamı uyarınca, 6136 sayılı Kanunun 15/1; 765 sayılı TCK’nun 59; 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri uyarınca 1.090,35 TL adli para cezasına mahkum olup, mahkumiyet kararı 22.06.2004 tarihinde kesinleşen ilamın tekerrüre esas olup olmadığının karar yerinde tartışılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, … ve …’ın “kasten öldürme”, sanıklar … ve …’un “kasten öldürme suçuna yardım” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozmaya uyularak verilen hükümlerde eleştiri ve
düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sanığın suça katılma kastının bulunmadığına, ceza miktarına; sanık … müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
Sanık … yönünden, temel cezanın TCK’nun 81. maddesi ile belirlenip, daha sonra suçun yardım eden sıfatıyla işlenmesi nedeniyle, 10 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören TCK’nun 39. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde doğrudan 15 yıl hapis cezasına hükmolunduğu görülmekle,
CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan, “…TCK’nun 39/1 maddesi delaleti ile TCK’nun 81/1 maddesi gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına…” ibaresinin çıkartılarak, yerine “TCK’nun 81. maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 39/1 maddesi uyarınca, takdiren 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına…” ibaresinin eklenmesine kararar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin, kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak, sanık … müdafiinin tahliye talebinin reddine, 12.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

12.10.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 14.10.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.