Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1703 E. 2010/3449 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1703
KARAR NO : 2010/3449
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

…’ü kasten öldürmeye teşebbüsten, … ile …’ı yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (…) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/12/2009 gün ve 390/384 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1-)Sanık hakkında mağdur …’i öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 62 ve CMUK.nun 326. maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği ve müdafiinin süresinde duruşma isteminde bulunduğu anlaşılmakla; Yargıtay Üyesi …’in 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin uygulanmış olmasının savunma hakkına ilişkin olup bu ilkeyi kaldırmayacağı ve bu nedenle işin esasına geçilmeden usul yönünden duruşmalı inceleme yapılması gerektiği görüşünde olduğunu bildirmesi üzerine, bu husus ön mesele yapılarak heyet halinde yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 62 ve CMUK.nun 326/son maddeleri uyarınca hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının ve kurulan diğer hükümlerdeki cezaların miktarlarına göre, müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca oyçokluğu ile reddine karar verilerek işin esastan incelenmesine karar verilmiştir.
2-)Sanığın tabanca ile ateş etmesi sonucu karın bölgesinden isabet alan mağdur …’in,mide yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği olayda; teşebbüs nedeniyle 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığına göre hapis cezasının üst sınıra yakın tayin edilmesi yerine, 12 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur …’i kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur …’yi kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunma, zorunluluk hali ve haksız tahrik hükümleri ile CMK.nun 231. maddesinin uygulanması gerektiğine, lehe yasa hükümlerinin uygulanmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A-)Mağdur …’i kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur …’yi kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hüküm fıkralarındaki, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bendlerin, “Sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak, mağdur …’i öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde kazanılmış hakka ilişkin uygulamada “CMK.” ibaresinin ise “CMUK.”olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK 322.maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN vesair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-)Mağdure …..’yi kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın tabanca ile hedef alarak ateş etmesi sonucu, batın sol alt kadrandan isabet alan mağdurenin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığı olayda;
Hedef alınan vücut bölgesi, yaranın yeri ve kullanılan aletin elverişliliği hususları dikkate alındığında, sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten öldürmeye teşebbüs yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları üzerine incelenen hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), CMUK.nun 326. maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,11/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.