YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1770
KARAR NO : 2010/6611
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/34065
…’yı kasten öldürmekten, …’yı yaralamaktan, … ve … …’yi kasten yaralamaya teşebbüsten, korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde ateş etmekten ve mala zarar vermekten sanık …, …’ü silahla yaralamaktan ve mala zarar vermekten adıgeçen …, sanıklar … , …, …, …, … ve …’nın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, … ve … …’yi yaralama suçundan sanık …’ün beraatine ilişkin (SİNCAN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/06/2009 gün ve 281/102 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Sanıklar İsmail, Özay, Hava, …, … ve İlhami hakkında mala zarar verme, sanık … hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri yönünden;
07/10/2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarih ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nun 2789 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilen 305 maddesinin 2. fıkrasının, 3842 sayılı Yasanın 28 maddesi ile değiştirilen (1) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi ve iptal hükmünün inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunması karşısında, belirtilen hükümlere yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön mesele olarak görüşülmüş, yapılan değerlendirme sonucunda; adıgeçen sanıklar hakkında hükmolunan para cezalarının miktarları itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21/07/2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafiilerinin ve vasfa yönelik olmayan katılan … vekillerinin temyiz istemlerinin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine, üyeler … ve …’in Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı bir yıl sonra yürürlüğe gireceği de belirtilerek Resmi Gazetenin 07/10/2009 gün ve 27369 sayılı sırasında yayımlanmış olup, 07/10/2010 tarihinde de bir yıllık süre dolmuş olduğundan, inceleme tarihinde iptal kararı yürürlüğe girdiğinden, temyiz incelemesinin de sanık lehine olduğunun kabulünün gerekmesi karşısında temyiz incelemesinin yapılması gerektiği yönünde karşı görüşleri ve oyçokluğu ile karar verilmiş ve belirtilen hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
2-)Sanık …’ün; kasten insan öldürme, mağdur …’i kasten yaralama, mala zarar verme, hakaret ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından cezalandırılmasına, maktul ile mağdurlar … ve … …’ye yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan beraatine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürme, mağdur …’i kasten yaralama, mala zarar verme, hakaret ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, maktul ile mağdurlar … ve … …’ye yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede eksik soruşturmaya, meşru savunma ve ağır tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine; katılanlar vekili ile mağdur-katılan … vekilinin suç vasfına, mağdur …’e yönelik eylemin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna; Cumhuriyet Savcısının maktule yönelik eylemin tasarlanarak işlendiğine, mağdur …’e yönelik eylemin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, mağdurlar … ve … …’ye yönelik yaralamaya teşebbüste sübutun varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 13/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
13/10/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat …’ın yokluğunda 14/10/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.