YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1863
KARAR NO : 2011/4872
KARAR TARİHİ : 19.07.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/39254
MAHKEMESİ : (BEYOĞLU) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 25/06/2009 gün ve 196/250
SUÇ : Babası ve eşini öldürmek, izinsiz silah taşımak
Babası A.. Ş.. ile eşi E.. Ş..’i öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Z.. Ş..’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BEYOĞLU) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/06/2009 gün ve 196/250 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.a) Sanık Zeynel ve müdafiinin yüzüne karşı 25.06.2009 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik olarak, müdafiinin yasal süreden sonra 07.08.2009 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin CMUK.nun 310-317. maddeleri uyarınca,
b) Maktule Eda’nın anne ve babası olan katılanlar Mustafa ve Hacer’in, sanık hakkında, babası maktul Ali’yi öldürmek suçundan kurulan hükmü, temyize yetkileri bulunmadığından, vekillerinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317 .maddesi uyarınca,
Reddine karar verilmiştir.
2) Kendisini vekille temsil ettiren katılanlar Mustafa ve Hacer lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de, kişisel hak niteliğindeki bu husus ayrıca temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3) Temyiz kapsamına göre sanık hakkında eşi maktule Eda’yı öldürme ve babası maktul Ali’yi öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliğinin tayininde isabetsizlik görülmediğinden katılanlar vekilinin suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık Zeynel’in kız kardeşi olan tanık Zeynep’in aşamalardaki beyanlarında sanığın esrar kullandığını ayrıca maktule Eda’nın olay tarihinden önce kendisine, eşi olan sanık Zeynel’in sürekli kendisini takip ettiğini, yersiz kuşkular içerisinde olduğunu ve kendisini dışarı dahi çıkartmadığını söyleyerek şikayette bulunduğunu belirtmesi, sanığın da savunmasına özel dedektif tutarak eşini evden dışarı çıktığında takip ettirdiğini ancak olumsuz bir davranışının bulunmadığını belirtmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 32.maddesi uyarınca “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına dair rapor alınmak üzere sanığın, adli tahkikat dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Gözlem İhtisas Dairesinde müşahadeye tabi tutulup, buradan alınan raporla birlikte Adli Tıp 4.İhtisas Kuruluna gönderilerek rapor alınması, alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup sanık müdafiinin, katılanlar Mustafa ve Hacer vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 19/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.