Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1894 E. 2010/7373 K. 10.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1894
KARAR NO : 2010/7373
KARAR TARİHİ : 10.11.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2008/188591

Kardeşi …’ı öldürmeye teşebbüsten sanıklar … ve …, işbu suça katılmaktan sanık …, … ile …’ı yaralamaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: …’in öldürmeye teşebbüsten ve …’ın …’i yaralama suçlarından hükümlülüklerine, … ile …’in beraatlerine, …’ın …’ye yönelik eyleminden dolayı TCK.nun 73. ve CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin (…) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/03/2008 gün ve 191/80 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahil-sanıklar vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1) Sanık …’ın “tehdit” ve “hakaret” suçları yönünden hakkında verilen beraat kararlarını temyizde hukuki yararı bulunmadığı; ayrıca 18/03/2008 tarihinde yüzüne karşı verilen kararı, CMUK.nun 310.maddesinde belirtilen bir haftalık temyiz süresinden sonra 22/04/2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, CMUK.nun 317.maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2-a) Sanık …’in “öldürmeye teşebbüs” suçu yönünden;
Sanığın, kardeşi olan mağdur sanık …’ın hayati önemi olan göğüs, karın ve bel bölgelerini hedef seçip, bıçakla dört kez vurup, göğüs içi kanamaya ve hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralayarak mağduru öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35.maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine, mağdurda hiç yaralanma olmamış gibi 13 yıl hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
b) Sanık …’ın, kardeşi mağdur sanık …’i “kasten yaralama” suçu yönünden,
…/…

TEBLİĞNAME : 1-B/2008/188591

… 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/1994 tarih ve 75/211 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK.nun 448,62,51/1,59.maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasına mahkum olduğu, mahkumiyet kararının 14/02/1995 tarihinde kesinleştiği ve 09/0/2004 tarihinde yerine getirildiği anlaşıldığı halde, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3-A) Sanık …’nın “öldürmeye teşebbüs”, sanık …’ın mağdur sanık …’i “kasten yaralama” suçları ile mağdur sanık …’in, mağdur sanık …’a karşı eylemi yönünden,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, mağdur sanıklar … ve …’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık …’ın mağdur …’i “kasten yaralama” suçunun niteliği tayin, mağdur sanık … yönünden cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık … yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine yönelen; müdahil sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
Sanık … hakkında verilen beraat hükmü ile mağdur sanık …’ın “kasten yaralama” suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-a) Mağdur sanık …’in, mağdur sanık …’a karşı eylemi yönünden;
… Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 25/04/2007 gün ve 6678 sayılı raporunda, mağdurda dört adet kesici ve delici alet yaralanması tespit edildiği, bu yaralardan ikisinin sol göğüs boşluğunda, birinin karın duvarının üst bölümünde, birinin sol bel bölgesinde bulunduğu, bu yaraların iç organ yaralanmasına yol açmadığı, mağdurun hayati tehlike geçirmesine neden olduğu, sol göğüs boşluğunda kanama tespit edildiğinin belirtildiği, ancak; hangi yara ya da yaraların hayati tehlikeye neden olduğunun açıklanmadığı, batına ya da göğse nafiz yaralanmaların tarifinin yapılmadığı anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi evrakının Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu’na gönderilerek, mevcut yaraların ayrı ayrı ve birlikte batın ya da göğse nafiz
…/…
TEBLİĞNAME : 1-B/2008/188591

olup olmadığı ve hayati tehlikeye neden olup olmadığı konusunda tereddüde yer vermeyecek şekilde rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine, yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık …’ın, mağdur …’yi “kasten yaralama” suçu yönünden,
aa) 15/04/1942 tarih ve 14/9 sayılı içtihatlı birleştirme kararında da belirtildiği üzere; ayırt etme gücüne sahip çocuk mağdurun şikayetini sürdürmesi karşısında yasal temsilcisinin şikayetinden vazgeçmesi hukuken bir değer taşımadığından, onbeş yaşından küçük mağdurun ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının doktor raporu ile tespit ettirilmesi ve sonucuna göre yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde mağdurun yasal temsilcisi ve babası …’in şikayetten vazgeçtiği gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
bb) Psikoloji, psikiyatri, tıp ve eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmadan mağdurun beyanının alınması suretiyle, CMK.nun 236/3.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile müdahil … vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 10/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.