YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1935
KARAR NO : 2010/6703
KARAR TARİHİ : 18.10.2010
…’i kasten öldürmekten sanık …, yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan sanıklar … ile …’nın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (…) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/11/2009 gün ve 35/477 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık …’ın 25.11.2009 günü yüzüne karşı açıklanan kararı sanık müdafiinin CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 25.12.2009 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilerek sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde eksik incelemeye, sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine vesaireye yönelen, sanık … müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddiyle;
1)Sanık …’in kasten adam öldürme suçundan kurulan ve resen de incelemeye tabi mahkûmiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2)Sanık …’ın yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu yönünden;
Dosya Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, TCK.nun 98/2 maddesi kapsamında; ölümün, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden dolayı meydana gelip gelmediği konusunda rapor alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık …’e verilen cezanın miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak müdafiinin tahliye talebinin reddine, 18/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
18/10/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafiileri avukatlar … ile … ‘ın yokluklarında 21/10/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.