Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/198 E. 2010/297 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/198
KARAR NO : 2010/297
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

…’ı kasten öldürmekten, …’yu da olası kastla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’ı yaralamaktan sanık …, …’ı yaralamaktan sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, …’in öldürmeye azmettirme, …’in maktül …’u yaralamaktan beraatlerine ilişkin (GAZİANTEP) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/04/2008 gün ve 01/116 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil Pembe Başar vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar Şaban ve Mehmet duruşma da talep etmiş ve hüküm kımen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:sanık … hakkında duruşmalı, sanık …’ın temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız, diğer temyizler vechile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanık … müdafiinin süresinden sonra ve ceza miktarı itibariyle uygun olmayan duruşma talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) Kendilerini vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, bu hususa yönelen aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’un kasten yaralama, sanık …’in öldürme, olası kastla yaralama, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliklerini tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanık …’ın öldürmeye azmettirme suçu ile sanık …’in kasten yaralama suçu yönünden beraatleri mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde delillerin hatalı takdir edildiğine, haksız tahrik hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik soruşturmaya vesaireye, sanık … müdafiinin sübuta, TCK.nun 50, 51. maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelen, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık … hakkında öldürme, olası kastla yaralama, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet; sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile; sanık …’ın öldürmeye azmettirme, sanık …’in kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümleriyle ilgili olarak; sanık …’in olası kastla yaralama suçunda TCK.nun 62. maddesinin mükerrer uygulanması yasaya aykırı ise de, aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilgili kısımdaki “sanığın sabıkasız oluşuna göre TCK 62 maddesi gereğince 1/6 oranında ceza indirimi yapılarak 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, beraat ve kısmen re’sen de incelemeye tabi mahkumiyet hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık … hakkında maktüle yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 Sayılı TCK.nun 86/2. maddesinde düzenlenen yaralama suçunun takibi şikayete bağlı olup, maktulün şikayetçi olmadan ölmesi ve şahsa sıkı sıkıya bağlı olan şikayet hakkının başkaları tarafından kullanılamayacağı dikkate alındığında, 5237 Sayılı TCK.nun 73. maddesi gereğince şikayet yokluğundan sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan hükmün (BOZULMASINA), ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden şikayet yokluğu nedeniyle CMUK 322. maddedeki yetkiye istinaden bu suçtan açılan kamu davasının TCK.nun 73, CMK.nun 223/8 maddesi gereğince (DÜŞÜRÜLMESİNE),
C) Sanık …’un maktüle yönelik kasten yaralama suçu yönünden;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK.nun 86/2. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası yönünden bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 25.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

25.01.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …..’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …..’ın yokluğunda 28.01.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.