YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/218
KARAR NO : 2010/300
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
…’ı kasten öldürmekten, …’ü kasten öldürmeye teşebbüsten, … …..’ı da yaralamaktan sanık …, …’u kasten öldürmeye teşebbüsten, ….’i zorla hürriyetinden yoksun kılmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’i zorla hürriyetinden yoksun kılmaktan sanıklar … ile …, izinsiz bıçak bulundurmaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin (KAYSERİ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.04.2007 gün ve 208/148 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıkların cezalarının miktarı itibariyle duruşmasız, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanık …’ın 13.03.2009, sanık …’ın 30.05.2007, 12.06.2007, 14.06.2007, 24.06.2009, 29.06.2009 tarihli dilekçeleri ile hükmün onanmasına dair istemleri Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 05.02.2008 tarih 2008/1-9-15 sayılı kararı uyarınca temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde olduğundan, sanıklar … ve Hakan hakkındaki hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
b) Katılan-sanık … müdafilerinin yasal süresinde verdikleri 27.04.2007 tarihli süre tutum dilekçesi ile hükmü sadece sanık sıfatıyla temyiz ettiği, 14.06.2007 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise bu defa katılan-sanık sıfatıyla hükmü temyiz ettikleri görülmekle yasal süresinden sonra olan katılan vekili sıfatıyla yaptıkları temyiz talebinin,
c) Katılan …’in sanıklar…. ve … hakkında kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından, temyiz talebinin,
CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
d) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …’ın av tüfeğiyle ateş ederek mağdur …’ı karaciğer, kalın bağırsak ve ince bağırsakta harabiyete neden olacak şekilde yaraladığı, mağdurun yaralanması sonucunda hayati tehlike geçirdiği olayda; öldürmeye teşebbüs suçundan 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören TCK.nun 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, üst sınıra yaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs suçları ile sanık …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliklerini tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafilerinin meşru savunmaya, TCK.nun 27. maddesinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına vesaireye, sanık … müdafiinin sübuta, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, TCK.nun 109/5 maddesinin uygulanamayacağına vesaireye, katılan … ve vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, teşdiden ceza tayin edilmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık …’ın kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçları ile sanık …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık …’ın mağdur …’a yönelen kasten yaralama suçu yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair cihetleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünce hilafına CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), sanık …’a verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye talebinin reddine 25.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
25.01.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …..’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … ….’ın yokluğunda 28.01.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.