Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/2219 E. 2010/5605 K. 20.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2219
KARAR NO : 2010/5605
KARAR TARİHİ : 20.07.2010

TEBLİĞNAME : 6-B/2010/65566
MAHKEMESİ :(İZMİR) Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :27/05/2009 – 351/177
SUÇ :Yaralama,yağma, tehdit,dolandırıcılık ve örgüt kurmak

Yağma suçunu kolaylaştırmak maksadıyla İ.. K..’ü yaralamaktan, yağmadan, tehditten, dolandırıcılıktan ve suç işlemek için örgüt kurmaktan sanıklar H.. K.. ile F.. K.., işbu yağma suçuna yardımdan sanıklar Ö.. K.., N.. K.. ile S.. K.., işbu suç örgütüne üye olmaktan sanıklar S.. U.., K.. Y.., N.. K.., Ş.. Ö.., A.. E.., Ali Kümürcü ile S.. K.., izinsiz silah taşımaktan sanıklar H.. K.., Ş.. E.., S.. E.., Ömer Kayaaalp, A.. K.., S.. K.. ve adları geçen sanıklar H.. K.. ile F.. K..’nün yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, sanıklar Hüseyin Kümürcü, A.. K.. ile İ.. K..’nın beraatlerine, adıgeçen sanıklar Feyzullah, Ömer, Şakir, Sulhattin, Selman, Hacı, Aytekin ve Hamdullah’ın İ.. K..’e karşı yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (İZMİR) Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/05/2009 gün ve 351/177 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafileri ile müdahiller vekilleri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; yağma amacıyla adam öldürmeye teşebbüs, yağma, tehdit, dolandırıcılık, 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından yargılanan sanıklar H.. K.. ve F.. K.., sanıklar A.. K.. ve S.. K.., sanıklar H.. K.., S.. E.., A.. E.., Ali K., N.. K.., S.. U.. ve Ö.. K.. arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine savunmalarının aynı müdafiler tarafından yapılması suretiyle CMK.nun 152 ve Avukatlık Kanunun 38. maddelerine aykırı davranılması,
2-Sanık A.. K.. hakkında “yağma ve adam öldürmeye teşebbüs” suçlarından kurulan hükümleri vekilleri vasıtasıyla temyiz ederek, müdahillik istemi niteliğinde dilekçeler veren ve 27.05.2009 tarihli duruşmada da vekilleri vasıtasıyla sanıkların cezalandırılmasını talep eden mağdur müştekiler İ.. K.. ve İ.. K..’ün, 17.05.2006 tarihli iddianame ile sanıklar hakkında açılan kamu davasına müdahilliklerine karar verildiği halde,sanık A.. K.. hakkında “yağma ve adam öldürmeye teşebbüs” suçlarından 01.08.2008 tarihli ek iddaname ile açılan kamu davasına “daha önce müdahilliklerine karar verilmiş olduğu”gerekçesiyle, müdahilliklerine karar verilmeyerek, 5271 sayılı CMK.nun 237 ve 238.maddelerine muhalefet edilmesi,
3-Sanıklar hakkında iddianame ile dava açılırken aynı suçtan birden fazla sevk maddelerinin yazılarak dava açıldığı, ancak bu suçların bir kısmından hüküm kurulduğu, bir kısmından ise herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla,
Sanıklar hakkında kurulan hükmün “17” numaralı bendinde “sanıklar hakkında yukarıda verilen cezalar haricinde açılan diğer bütün suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli nitelikte her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı kanıtlar elde edilemediğinden, ceza verilen suçlar haricindeki iddianamede istenilen diğer bütün suçlardan CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı BERAATLERİNE” denilerek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde hangi suçlar nedeniyle, hangi sanıklar hakkında açılan kamu davasıyla ilgili olarak beraat kararı verildiği belirtilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Usule aykırı olup, sanıklar Hamdullah, Feyzullah, Selman, Aytekin, Hacı, Sulhaddin, Abdullah, Sadık, Ali, Nizam, Ömer, Kazım, Şerif ve Şakir müdafileri, müdahiller İlyas, İlhan ve Fikri vekilleri ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenle irtibatlı hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 20.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.